Muhammet ceminden yol mu istedin.
Yol istersen yol vereyim güzel dost
Ali dergahından gül mü istedin
Gül istersen gül vereyim güzel dost
Yanarım Alinin cevri narından.
Yandıkça çıkamam aşk didarından
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Abi şiir ötesi bunlar .... Müthiş olmuş..
Korhani kendini sürmüş pazara.
Al istersen al vereyim güzel dost
Kendini satabilen yani benliğini egosunu asıl sahibine satarak kurtulan, üstelik de beş kuruş almadan satabilen erlere selam olsun.
Muhammet ceminden yol mu istedin.
Yol istersen yol vereyim güzel dost
Ali dergahından gül mü istedin
Gül istersen gül vereyim güzel dost
Yanarım Alinin cevri narından.
Yandıkça çıkamam aşk didarından
Hacıbektaş veli dost diyarından.
El istersen el vereyim güzel dost.
Erenler cemine od ile bakma.
Anıp kerbelayı canımı yakma.
Kim ne derse desin kafana takma.
Sel istersen sel veriyim güzel dost.
Pirsultan misali çekildim dara.
İyolmaz gönlüme düşen bu yara.
Korhani kendini sürmüş pazara.
Al istersen al vereyim güzel dost
Aşık KORHANİ
NTNO:01802020061501-Nigde
.........................................................
**********************************************************
Anlamı ile usta şairce yazılışı ile harika bir şiir okudum..Tam puan ile kutluyorum emeğinizi ve duyarlı, yurtsever, dost yüeğinizi, sevgili Kanber abiciğim...
Saygılarımla....
Erenler cemine od ile bakma.
Anıp kerbelayı canımı yakma.
Kim ne derse desin kafana takma.
Sel istersen sel veriyim güzel dost.
Pirsultan misali çekildim dara.
İyolmaz gönlüme düşen bu yara.
Korhani kendini sürmüş pazara.
Al istersen al vereyim güzel dost
Yazan eliniz dert görmesin yüreğinize sağlık tam puanımla şiiriniz ant
KERBELA
Geçmişten ebede akar Kerbelâ
Küffar yanmasa da sağır lâl yandı
Tüm ehl-i müslimi yakar Kerbelâ
Ben nasıl yanmayım bilen el yandı
Saltanat elinde kalkanken sea
Dayandı Allah’a Ehl-i Beyt Şia
Varırken Rabbime binlerce dua
Kûfe’ye götüren ince yol yandı
’Esenlik İslâm’da’ diyerek rahat
Zulümkâr Yezîd’e etmedi bey’at
Huzursuz konuldu seferde heyhât
Aşk ile kavrulan gönül dil yandı
Yürürken üstüne her imanı ham
Bizim Efendimiz Hazreti İmam
Zalimin zulmüne sürdürdü kıyam
Fırat kenarında garip mil yandı
İşte karşılaştı on’larla bin’ler
İmam Hüseyin’e bilenmiş kinler
Dinlemez sözünü hinoğlu hinler
Öfkesi kabaran kızıl çöl yandı
Yezîd’in ordusu sardı dört yanı
Ehl-i Beyt dostları alarak şanı
Verdiler sırayla emanet canı
Özüne sarılan çiçek dal yandı
Allah’ın aşkıdır her gönlü yakan
Çadırlarda figân gözler kan revan
Şahadet yolcusu süt emer bir can
Ali Asgar gibi taze gül yandı
Hunharca vurulup kesildi başı
Terk edildi çölde kutsal naşı
Efendimiz için akan gözyaşı
Helal der Vuslati seven kul yandı
Osman Öcal
Tebrikler korhani dost mükemmel bu nefis bu anlamlı bu degerli şiirinizi yürekten kutlar başarılarınızın devamını dilerim kaleminiz daim olsun şair Turan Çeliker
Canım feda olsun Şahı merdana,
Zülfikar elinde girsin meydana,
Hz.Abbas'la dursam yan yuana
kol istersen kol vereyim güzel dost.
Sahabel zamana sürsem yüzümü,
Yollarına feda etsem özümü,
Ehlibeyt aşkına verin sazımı,
Tel istersen tel vereytim güzel dost
Ne güzel dizeler bunlar....
Şiirin içindeki armoni çok hoş...
Dilinize ve yüreğinize sağlık Kanber bey...
Selam ve yürekten sevgiler...
Nafi Çelik
Hacı Bektaşi'ye, Yunus Emre'ye
Halkım ile el vereyim güzel dost
Çevremizde iyi kötü zümreye
Bal istersen bal vereyim güzel dost.....Fatma Biber
Kabul buyurunuz dörtlüğümü.
Şiirleriniz bana hitabediyor. Tebrik ve teşekkür ediyorum.
Hz.HÜSEYİN' E AĞIT
Ay giyinmiş yas damatlığını,
Güneşin yok olmasını diler gibi,
Yıldızlar daha bir parlak,
Günün doğmasını istemez gibi,
Tan mahcup,doğuşa pişman,
Kendini yok etmeye çalışır gibi,
Zalimler zebani kesilmiş,
Cehennemi satın almışlar gibi,
Gök kubbenin ötesi,misafir perver,
Hazreti Hüseyin’i bekler gibi….
Dünya giyinmiş yas gelinliğini,
Mehti’nin gelişini bekler gibi……
Feride Bektaş
Ağabey bu güzel şiirine bu şiirim armağanım olsun.Allaha emanet olunuz.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta