zaman tufan değildi,
nede abaküs,
ne bindirilen değer,
nede ayak altındaki kıymetti,
zaman kızan değildi,
ne kıpkızıl sıcak,
metre ile ölçülmezki kıymet biline,
dağlar ses vermezki,yaman diline,
zaman dillenmezki,doğuş ilmine,
seller şerha şerha sellere yazık,
açılıp yayılan yollara yazık
defterler yazılsa,kitaplar bitse,
yolları gize bulayıp,
gökyüzü yolunu tutan utansın,
bilindik zamana palayı serip,
gerine gerine satan utansın
bilmemki ne demeli punduna,
ihtilal yoluna,ıslah yoluna
hazır kıta nazır yolculardı,
bu seyahat halinde,
bir ses yankılandı ürkmediler,
rüzgarın fısıltısıydı esen,
koştukça rüzgar,garabetini arttırıyordu..
içine alıyordu,
kitaplar indirdi sayfalar dine,
ilimler mikyastı kadere,kine,
ölçümler yapıldı dönen her güne,
cografya,sükunsa sesmi getirmez,
ateeş, ki karanlık göz perde perde,
nisbiyet gerilmiş,tüfenk çehrede,
diktatör değil
muktedir olsa gerek,
herhalde
zulümdür-zulüm
gel görki
hakikat
tutupta anlamı toprağa sürdüm,
varlıkla donandım,coğrafya doldum
diyalektik zamanı tarihle bildim,
hakikat gezindi bir selam verdi,
ta dibe sinen güneş,sessizce yatan dağlar,
bir sevda türküsünü gözce çagıran sağlar,
ekmekle onurunu damardan bilen yarlar,
bir bilinmez şehvetle yollarda boşunamı,
harf harf yazmakta kalem surlarda boşunamı...
toprak ekin vermeye hep yokluktan başladı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!