Bu kitap masmavi gökyüzü kadar engin
Patlayan bulutlar gibi bembeyaz
Gülüşü üst üste gelince
Bir kuş dişinden doğmaya başlar.
Kapında önce eşiğini sevdim
Usül bu ya eşiğe yönelmektir
Sanma iyilik ve güzellik bizde büyür
Gayretimiz onun marifetini söylemektir
Fesleğenler arasında seyret beni
Bir martı sol kanadından vurulmuşcasına düşüyor
Arabalar altında mevzilenmiş kediler bulunur
Yüreğim bu şehrin oruç yüzlü tabyası oluyor
Fesleğenler arasında seyret beni
Ah bir gelebilsem
Saçlarını okşasam
Koklasam bukle bukle
En masum halini
Ve masumken sen bir kızın en saf ve güzel geçmişi
Yüzünde rengârenk bir çocukluk
Onlar kadar bilmiyorum ama izliyorum seni
Seni tarifsiz bişeyler içinde şekillendirip
Oyuna ara verip en az onların baktığı kadar
İlgiyle izliyorum bu savaşını
Yanından geçen dört mevsim oluyorum
Yüzünde başlamış ve bitmiş hayat
Günler geçiyor çabucak
Çarşamba Perşembe Cuma
Işıklar yanıp sönüyor
Hastane koridorlarında
Bembeyaz saatler umutlar hava
Benim derimin içine resim yapmış bir hayaldir dünya
Telaşın ve sabrın sırt sırta verdiği ağızdır
Anaç bakışın altına sürülen güvenli papatya
Bir kuşun gülüşüyle aydınlanır.
Bu zengin kalabalık içinde
Asgari gözler arasında sıkıştık
Tramvay durakları ramazanlaşmış mahyalar tadında
Kesik kesik yollar sinir karıştırıyor, üstümüze ışıklar yanıp sustu
Dört mevsimi yaşatan gökyüzü rengârenk
Üzerine zikzak desenler atılmış boğaz çocuk renkli şekerler
Prangayı saf dışı bırakır zaman
Kırılan hayallerin gülüşü
Kaldırımda sessiz ve yenilmiş özgüven
Hasreti eğeler gün yüzü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!