Haydi oğlum dönüyoruz
Gidiyoruz köyümüze!
Zaten, bu şehir bizi sevmedi
Sevmedi patronlar, fabrikalar
Bize uzak zaten gazinolar
Çöp mü toplayacağız caddelerden
Bir sabah istiyorum bir sabah;
Güneşin güllerde açtığı
Ve mavi kelebeklerin mutluluğa havalandığı bir sabah…
Yeşil gözlü çimenler üzerinde yürümek istiyorum
Kırlangıçların dualarla geldiği
Şeftali bahçelerinde beklemek gibi…
Çiçeklerin kokularını almışlar
Tek kanatlı kırlangıç uçmaya çalışıyor
Mavi dünyamı karaya boyamışlar
Aramızda yarım kalan bir şey var…!
Kardelen çiçeğinin asiliği alınmış
Şimdi cehenneme ateş lazımmış!
Bedenimde sakladığım,
Kahırlarla donattığım,
Acıları yaşattığım,
İhaneti tattırdığım gönlümü getiriyorum sana.
'Ey cehennem... Seni kalbimle yakacağım;
Ağlama minik kuş!
Soğuklarda titreme.
Haydi; kanat çırpma vakti,
Güneşe, geceye ve sessizliğe...!
Masanın üzerindeki al güller;
Neden böyle boynunuzu büktünüz?
Bilsem ki sana layık olacak eller,
Sunardım hiç çekinmeden düşsüz,
Buram buram aşkı anlatan güller…
Elinin hamuruyla yoğurdun beni Ana,
Ak şütün helaliyle büyüttün beni Ana,
O en büyük sevgini verdin bana,
Vefasız bir geline düşürdük Seni Ana...
Beştane yavrun oldu, hepsi de uzaklarda,
Şimdi…
Evet şimdi ayrılık saati
Belki bir silahın son mermisi
Belki de son bir haykırışın seli
Yüreğimdeki son yağmur tanesi
Şimdi;
Buram buram hasret kokarsın yüreğimde
Umut olursun gözlerimde
Rüyalar gerçek olur derler ya
Canım kadar yüreğimdesin
Usulca kalbime yerleşirsin…
Bir özlem sarar beni
Bir gece
Öyle bir gece ki
Sus..Dinle…!
Topluyorum ne var ne yok her şeyi
Şu köşeye bıraktığım kişiliğimi
Bir tek..Bir tek onu bırakıyorum
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!