Anadolunun bir türküsünü çağırır sesim
İlkokul çağında okulunu bekleyen çocuklar gibi saf
O türkünün sadeliğinde aramak
Herşeyin abartı olduğu seyri dünyada
Düz, normal , olağan, tekdüze, sakin
Epeydir sıkılıyorum bu dünyadan
Makul, mağlup bir çocuktu
Zeki elleri vicdanlı ruhu gibi
Yürünecek çok yolu vardı
Önüne set cehalet olmasa
Herkes aynı fırsatı bulamazdı
Bulamadı.
Miâdı dolan gemiler gibi paslanıyor artık hayat
Yaşanılası, sevinilesi her şey son seferinde ve siren sesinin o tarih kokan notalarında kalmış gibi
Eskiyor hayat, eskiyor insanlar
Yaşanmaması gerekenler yaşanıyor artık silüetlerde, ellerde, sevdalarda
Sevda dedim ya sevda işte adını söylememeli epey zaman olmuş
Sır, sessiz kalmanın hüzünlü yanı
Kalem tutmaz bir yazın hali
Acıları devşirirdi üryan
Her zaman ve hep aman
Sır, süreyya maviliğinde barışın mizanseni
Gövdemi yeniden inşa etmem lazım,
Ğöğsümü jilet gibi kesen çırpındıkça ağrıtanı, sızlatanı deşmem lazım
Sana yollar gelmemeli, sokaklar silinmeli, kapıdan numaralar sökülmeli, yürüdüğüm yolları yok saymam lazım
Sana kitap okumamalı, bilhassa edebiyattan şiir düşülmeli
Heceler birleştirilmemeli, sözleri yutkunmayı okuma yazmayı, harfleri unutmam lazım mesela A’dan sonra B gelmemeli
Günleri, ayları, saniyeleri yaradandan istemeli, gözümden günahımdan düşmeli yerine koymalı karanfilleri onları koklamayı vücudumun her hücresine dikmem lazım
Enikonu vuruldum
Gözyaşından, dudağından vuruldum
Ruhum, harami sokaklarda gezerken
Gözlerinden asıldım, vuruldum
Görmediğim şey değil ölmüşlüğüm
Esmer, kar ellerinden vuruldum
Uçar ellerimden mavinin gökyüzüne
Gökyüzünün maviliğine, vuslatlarım
Dokunduğu her an apansız ve amansız
Sonu kavuşma olmayan öpüşmelerimin hüznü
Göğsümde yaşayamadığım, yaşatamadığım sen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!