Saçların bayrağımdır, göklerde dalgalanan
Gözlerin vatanımdır, asil kanla alınan
Yalnız sensin, kahramanlığıyla destanlaşan
Yine sensin, destanlarıyla târihi aşan
Bilesin ki, sözün fermandır bu diyarlarda
Neyi, niye beklediğini bilmeden beklemek..
yürek ister, vefa ister
vampirleşip kanını emen günlerine
her yirmi dört saatte bir yenisini eklemek,
Duygularımdan teşekkül bir göç kervanı dizilir
Kervan yolunda benliğim, ezim ezim ezilir
Ne istikamet bellidir, ne yol, ne güzergah
Gözlerin, gönlümün derinliklerinde kutlu bir dergah
Mürşidim sensin yar, şeyhim sen, şahım sen
Dudaklarımdan duman duman dökülen eyvahım sen
(doğru söyleyen;
dokuz köyden kovulur, onuncu köyde nefesi kesilir,
ondan kurtulursa, onbirde derisi yüzülürmüş..)
ben dokuz köyden kovuldum
onuncu köyde sarıldı sağım, solum
Sevmiştim seni güzel kız, maşuğum sendin
Bütün yollarım sana çıkardı, kavşağım sendin
Sende hayat bulurdum, güneşim, havam, toprağım sendin
Bir sana söyleyemedim, bir sen bilmedin..
Yıllarca seni bir yabancı gibi uzaklardan izledim
Sinemi yakıpta kavuracaksan
Ömrümü hoyratça savuracaksan
Gönlümü yerden yere vuracaksan
Girme sokağıma, çalma kapımı
Şefkatin benden esirgeyeceksen
Cennet muştusu gibi gözlerin
Eskisi gibi bakmıyorlar bana
Kayboldum girdabında düşlerin, gizlerin
Talihim gülmedi hiç senden yana
Cennet muştusu gibi gözlerin
Oysa Hakk'ın lütfuydular bana
Yumurtamdan çıkıp hayata gözlerimi açtım bugün
Yuvamdan dışarı ilk adımımı attım
Ama o da ne! Bir sorun var
Ne uçabiliyorum
Ne tutunabiliyorum
Öyle bir yerdeyim ki,
Düşüncelerin ayazında üşüyorum
Burada hesaplar görülmüş
Alacak verecek kalmamış
Son sözler söylenmiş
Türk'ün gördüğü zulüm, onun bağrında yara
Bu zulmü sonlandırmak için düştü yollara
Kürşad gibi o da isyan bayrağını çekti
Rusa, ermeniye haddini bildirecekti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!