Çok aşklar çıkardım idam sehbasına
Çıkaramadığım bir aşk var oda seninki
Çok aşklar öldürdüm şu genç yaşımda
Öldüremediğim bir aşk var o da seninki
Çok aşka çizgiyi çekti asi kalbim
Nasıl bir duygu;
Bilirmisin sen bir resimle konuşmak
Bir kâğıt parçasına anlatmak duygularını
Bilirmisin sen nekadar acı
Doldururcasına ciğerlerini nefeslemek sigaranı
Bıraktığın dumanında özlediğin yüzü aramak
İçine atıp bütün acıları
Unutup Arkada kalanları
Söyleyip bütün yalanları
Ceketi atıp omza gitmek gerek
Bakmadan Arkandaki feryada
Karadenize bıraktım
Her geçen gün kararan
Umutlarımı
Amasra kıyısından
Bindiğim bir tekneden
Yerini bir ben bilirim
Yağmurlar ıslatmadı bu şehri
Benim gözyaşlarım gibi
Adımladığım kaldırımlar bilir beni
Yememiştir yağmuru gözyaşlarım gibi
Mutlaka bir damlası vardır
Gözyaşlarımın her kaldırım taşında
Bir büyük rakının
Sarhoşluğu var bu akşam Mudurnuda
Bir sarhoşun narası gibi yankılanıyor
Giderek yükselen rüzgarın sesi
Kaplarken içimi Sılanın özlemi
Gurbetin derdi
Çıldırırsa birden sesiz esen güz rüzgârları
Alabildiğine topraklarsa sararmış yaprakları
Gürülder de boşanırsa güz yağmurları
Seni bir sonbaharda sevdiğimi hatırla
Çıldıran rüzgâr savurursa ipek saçlarını
Hani diyorsun ya;
Gideceğim unutmadan seni
Gitsem de taşıyacak kalbim temiz sevgini
Gitsem de ilkim bileceğim seni...
Söz;
İnan bana bende unutmayacağım seni
Tahammülü yok artık kalbimin yalanlara
Kanayacak kalbim sığındıkca anılara
Giderken tek acıları bırakma bana
Bir sır saklıyorum
Büyük kalbimde küçücük
Hele bir büyüsün kalbimde
Duyacaksın Küçüğüm
Gelmiyor daha dilime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!