Ali Acıbadem Şiirleri - Şair Ali Acıbadem

Ali Acıbadem

Benide kapattılar sebebsiz mahsene
Çıldırmamak hiç değil manasız elde
Gönül yurttan ayrı aşksız viraneyimde
Tek kuşum hep garip yuvasız kafesde

Uçtum hep göçmen kuşlar gibi izinede

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Dün değilmiydi gelde coşalım diyen
Güllü gülistan kadın park da oturan
Tanınmaz galesiz oturuşu görün
Can yolda volkan fışkırır sandım biran

Park içinde işte sonunda tek kaldık

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Gökyüzünde incecik yıldızlar var
İçimde anlamsızca bir sıkıntı var
Yağmur taneciğinden yok eser
Sanki gökyüzü hep ediyor firar

Kaç gece rüyamda coşuyorsun

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Bir çok alev içimde yanıyor
Dünyaları kavururcasına
Bilmeden yaşıyorum yar nedir
Her zaman küskünüm bu dünyaya

Aldıda bizi virane yollar

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Söğüy yaprağı bir an göz kırptı
Canım al yanaklım mendil astı
Kuzey rüzgarı şahlandı atlı
Gelde güvey olan bülbül durda

Anam ağlar olmaz der er kişi

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Düşünüyorum ben bir ermişmiyim
Malesef sudan öteye geçemiyorum
Dolaşıyorum kırlarda arayış içinde
Bulamıyorum dermanı safın içinde

Neydi benim aradığım acaba

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Yedi gök arzın komşusuydu bilmeyenlerin
Edepsiz ve hayasız hırslı yaşayanların
Dengesiz gibi dolaşıp akıllı geçinen
İllada firavunculuk idda edip gülen

Baba ile anne beraber yarışıp şişen

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Hatırlarmısın dervişim ilk adımların kıpır sesleri
İstemeyerek aşık olduğun o gönüle çıkışını
Unutamadım bir nefeslik aşk iksirin doyumsuzluğu
Kolay olmadan belliydi ta ezelden aşklandığın için


Devamını Oku
Ali Acıbadem

BENEKLİ’NİN BİR GÜNÜ
Güneşin parlak ışığı son sürat aşağıya inerek, sekizgen pencereden süzülerek odayı aydınlatmaya başladı. Odanın içinde ikişer katlı iki adet ranza yatağı bulunmakta, duvarlarda süngerimsi şeklini andıran termitlerle süslenmişti.
Güneşin yakıcı sıcaklığıyla kendine gelen yavru ve sarımsı renklerine karışık siyahımsı elbisesi olan arı uyandı. Uyanmasına uyandı da, güneş ışığının sıcaklığı vücudunu yakmış olmalı ki, acıyla ikinci kat ranzadan inerek odanın kapısını açıp dışarı fırladı, acıyla;
-Anne anne, annnneee, her tarafım diken batmışçasına yanıyor, yetiş anne.”diyerek geniş ve boyu sonsuz denecek derecede görünmeyen boyu vardı. Tam bu sırada havada uçan, parlak bal renkli elbiseli kadın yere alçalıp kondu.
-Benekli oğluma kim zarar vermiş bakalım.”diyen ana arı, yavrusunun yanağından öptü.
-Söyle bakalım arsız arıcık, seni kim ağlattı?

Devamını Oku
Ali Acıbadem

Dinliyorum sedayı gökten
Teselli arıyorum aydan
Nağmeyi bulup çözülmüyor aranan
Mecnun gibi geziyorum dolanan

Bir bulsam nağmeyi sedada

Devamını Oku