belirsizlik kavında ekinokslara inat yakışlarım var
bütünsel bir amaç sevmek, severek yaşlanmak aleviyim
bensin yangın yeri, sensin yanıklarım, merhemlerimin meryemisin
yaryüzüne geldim, beni al sıcak oyunlarına
sevgisiz kalmış öksüz bir çocuk gibiyim istanbul sokaklarında
sensiz kalmış yetim bir ceylan gibi gezer uzaklarım
kavın var yüreğimde, dünyan kibrit çöpü
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




melankolik ermişin çardağında yanar gözlerin
kişiliğinin ışıltısında kendimle aydınlanır öz’lerim
kapsamı genişler sensizliğin
her yerde,yer yarde çeker yalnızlık
emanet bırakıldığım yüreklerden toplar azizler!
sukunet ister erdemlilik, aşka ilaç olur azizeler
işteş bir ünlemin damlasında yıkanır vicdanım
ezilir vebalimin koçanları
acını alacak kadar zenginim diye
bütün acıları neden bende topladın..
Muhteşem,gönlünüze hürmet,....
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta