Aldanmak ;
hayatımızın en sancılı, en korkulu tarafı..üst-üste koysam belkide,Eyfele rakip olurdu icimdeki aldanmışlıklar...tamiratı oluyor herşeyin belkide,içimizdeki sesle konuşunca..Ama...
aldanılmışlığın olmuyor..içimde biryerlerde,öyle bir deprem oluyor ki, öyle zamanlarda,çıkardığı sesten yedi fersah öteye gidebilirim..O sesi duymamak icin belkide..
Acınası hissediyor insan kendini.
Soru cevaba başlıyorsun içinde..
Ve ne yazik ki,galip gelmişlik olmuyor hiç..Ümit Yaşar Oğuzcan ustanın muazzam bir mektubu vardır bu konuda..Sevdiği kadına yazdığı ama asla veremedigi mektuplardan bir tanesi aldanmayı cok güzel işler..
En insanı tarafimizin yeelebir edilmesi ve bunu bağıra çağıra haykıramamak insanoğlun da tahribatı ağır yaralar açıyor..Sonraki her olayda,kişiyle beraber kendinizi ulaşılmazlara yerleştiriyorsunuz ister istemeden.
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini



