Gel ey gönül, gel de aldanma,
Fânîye gönül bağlama.
Gül dalında diken var;
Hak yolunda sabır var, sonunda bahar var.
Her secde bir yükseliştir,
Her gözyaşı bir arınıştır.
Bir “Allah” deyişin var ya,
Arş’a kanat çırpan bir kuştur.
Bir gün teneşirde uzanırsın;
Ne dost kalır ne düşman.
Ölüm sana düşman değil,
Sevgili’ye açılan bir kapıdır.
Lâkin o kapıdan geçmeden evvel
Yol azığını hazırla.
Ey nefsine mağrur insan,
Toprak seni bekler her an.
Ölmeden evvel öl ki dirilesin.
Bu dünya bir konaktır; sabah göç, akşam göç.
Nice sultanlar geçti bu yoldan,
Ne taç kaldı ne de güç.
Altın diye sarıldığın toprak,
Bir gün seni de saracak.
Övgü diye topladığın sözler
Sessizliğe karışacak.
Sanma ki zirve yüksekliktir;
Zirve, kulun secdede eridiği yerdir.
Bu beden bir emanettir,
Ruh ise asıl yolcudur.
Ölüm sandığın karanlık değil,
Hakikate açılan bir kapıdır.
Dünya seni oyalamasın;
Çünkü son nefes en büyük imtihandır.
Ve bil ki:
Ölüm, seven kul için yok oluş değil,
Sevgili’ye kavuşmaktır. 🥀💚
12.02.2026
Kayıt Tarihi : 12.2.2026 10:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!