Alata’da gün batar, güneş ufka yaslanır,
O ân dolar gözlerim, kirpiklerim ıslanır…
Köpük köpük dalgalar yine bana seslenir:
Uyan ey şair uyan, yârin ayak sesi bu!
Ruhlarda uğuldayan sonsuzluk bestesi bu…
Aşkın izdüşümüdür yakamozların rengi,
Dalga dalga mehtâbın kaybolurken âhengi…
Gönlümde durulur mu, âh meltemlerin cengi?
Hâlim izâh kaldırmaz, bilmem neyin nesi bu?
Her kayan yıldız için göklerin güftesi bu…!
Kum zambağı kokarken, şevk içinde geceler,
Kadifeden karanlık, sabahları heceler…
Denizin elleriyle çözülür bilmeceler,
Tadına doyum olmaz hâllerin neşesi bu,
Yalnızlık beşgeninin altıncı köşesi bu!
Gün batımı Alata, halden hâle bürünür,
Uzar bütün gölgeler sanki yerde sürünür…
Mehtâp dört başı mamûr Alata’da görünür!
Gam sarhoşu garibin saadet hissesi bu!
Yalın ayak vuslatın göklerden inmesi bu…
Kayıt Tarihi : 7.7.2006 16:23:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Gam sarhoşu garibin saadet hissesi bu!
Yalın ayak vuslatın göklerden inmesi bu…
tebrikler, benzetmelere ve kelime seçimlerindeki açıklığa hayran olmamak elde değil.
TÜM YORUMLAR (4)