Mert, yiğit adamlar geldiler Alamut kalesine,
yarından iki gün önce.
Ellerinde ölüm fermanım ve bir kaç mürekkebi akmış mektup sarılı yağız atların bileklerinde.
Mert, yiğit adamlar "sen kötüsün!" dediler; -edeptendir- tebessüm ettim, başımı suyu bittiği halde ısrarla su talep edilen bir tulumba gibi aşağı yukasrı salladım, doğruladım.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta