Tanrı Dağı yankılanır, bir feryat değil bu ses, Gök bayrağın rüzgarıyla alınan her bir nefes. Kırılsa da prangalar, sönmez içteki ateş, Zulmetin karanlığına doğacak elbet güneş.
Kadim toprak, ana yurdu, sızlar her bir köşesi, Duyulan ayak sesleri, hürriyetin neşesi. Vatan için can verenler, toprağın öz mayası, Silinmez alınlardan şanlı bağımsızlık davası.
Eğilmez dik başımız, sarsılmaz imanımız, Bu kutlu topraklar için helal olsun kanımız. Kardeş feryat ederken, susmak yakışmaz bize, Zalimler diz çökecek, gelecekler dize.
Karanlık gecelerin sabahı yakın artık, Gök mavisi ufukta, şafak söküyor artık. Yeminimiz baki kalsın, sarsılmasın bu vatan, Selam olsun ecdada, toprak altında yatan.
Asırların uykusundan uyandı koca çınar, Damarlarda akan kan, hep o eski hıncı taşır. Ötüken’den yola çıkan, durmaz menzile kadar, Kutlu bir şafak için, dağları aşıp taşır.
Yedi iklim, dörd bucak; duyulsun bu gür nida, Vazgeçmek haram bize, canımız kurban feda. Atideki parıltı, mazinin mirasıdır, Bu bayrak, mazlumların sığındığı tek adadır.
Kopsun artık kıyamet, varsın titresin cihan, Turan’ın ışığıdır, kalplerde yanan bu han. Birlik olan yürekler, yıkılmayacak surdur, Vatan dediğin ancak, hür yaşarsan gururdur.
Gök girsin kızıl çıksın!
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 21:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!