Toprak ter kokuyordu. Nefesim tütün. Kurşunlar zıp zıp diyerek toprağı öpüyordu. Makinalı tüfek sesleri yürek çığlığı kadar acıtıyordu ruhumu. Sağımdaki solumdaki aslanlar birer fidan gibi düşüyordu kara toprağın bağrına. En son ben düştüm. Menzile çok az kala. Üşüyor muydum?
Asla.
Korkuyor muydum?
Ne Mümkün.
O gün benim bayramımdı. Kanım kanına karıştı şehit atalarımın. Toprağım toprağına kavuşacak birazdan. Ve üzerimde al güller ve beyaz zambaklar açacak.
Özgür ve bağımsız rüzgarlarla savrulan...
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta