Toprak ter kokuyordu. Nefesim tütün. Kurşunlar zıp zıp diyerek toprağı öpüyordu. Makinalı tüfek sesleri yürek çığlığı kadar acıtıyordu ruhumu. Sağımdaki solumdaki aslanlar birer fidan gibi düşüyordu kara toprağın bağrına. En son ben düştüm. Menzile çok az kala. Üşüyor muydum?
Asla.
Korkuyor muydum?
Ne Mümkün.
O gün benim bayramımdı. Kanım kanına karıştı şehit atalarımın. Toprağım toprağına kavuşacak birazdan. Ve üzerimde al güller ve beyaz zambaklar açacak.
Özgür ve bağımsız rüzgarlarla savrulan...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta