Ey mâtem-i aşkımın yegâne müsebbibi,
Şu tarumar gönlümün, zulme doymaz sahibi.
Bir can verdi Hak bana, bin kere geri aldın.
Payimâl ahvâlimi keyifle seyre daldın.
Merhamettir Rahmân’ın arzdaki rahmet eli,
Neye değerse ucu bil ki orda tecelli...
İster merhamet eden, istersen edilen ol.
Her ikisi de birden değil mi ki Hakk’a kul?
Bakışların değerken bakışlarıma derinden;
"Zaman" istifa ederdi yegâne mesleğinden.
AkTan
Kırk bin tas su döksen, başın üstüne,
Paklanmaz, ar ile nāmusun senin.
Düşsen pisletirsin, leşin üstüne,
Kirlenmiş, arınmaz, tā usun senin.
Her sözün beterdir, bühtândan bile,
Seni sevmem için öyle büyük nedenlere ihtiyâcım yok benim;
Meselâ, bir serçe, birikintiden su içiyor diye sevebiliyorum seni...
AkTan
Artık sonbaharı beklemeye lüzum yok, yokluğun da dökebiliyor yapraklarımı.
AkTan
Canına yandığım, sen bilemezsin...
Ben senin uğruna nelerden geçtim.
Bir bilsen, ölsen de vazgeçemezsin.
Arama ağzımı, susmayı seçtim.
Uzaktan uzağa baksam da olur.
Ben başaramadım şu hayatın olumlu bi’ yanını bulmayı,
Ama hâlâ misâfir ettiğine göre;
O öğrendi gâliba bana olumlu tarafımdan bakmayı...
AkTan
Kendi kalbimi tavaf etmeden seninkini edemem ki Allâh’ım!
Sana giden kapı benden açılır;
Ben, benden geçmezse(m) sana varır mı hiç râhım?
AkTan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!