Uzanır gökyüzüne bir akkavak
Alıp başını giderken ırmak
Ak kavak ırmaktan alır gücünü
Irmak habersiz, taşlara vurur başını
Kah öfkelenir, taşar, bulanır,
Kah yemyeşil olur, sakin dolanır.
Uzanır gökyüzüne bir akkavak
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




'Telli Kavak' çok ama çok sevdiğim bir şiirdir... Bir telgraf direğine dönüşmemek için oduncuya yalvaran 'Bana kıyma!' diye seslenen kavağın hüznünü anlatır... Tıpkı hayat ve bizler gibi... Olmak istemediğimizi olduran hayat ve bize biçilmiş öyküleri yaşayan bizler gibi... Sizin bu dizelerinizde de bir hüzün var.. Kimimiz ırmak gibidir değil mi? Yaşam enerjisi saçar dört bir yana... Hayatı her hâliyle yaşar.. Sevincini, kederini, öfkesini, dinginliğini.. Kimimiz de akkavak gibi, ırmaklara ihtiyaç duyarız... Yaşamak için ırmakların varlığına ihtiyaç duyarız... Ama bunu bir türlü itiraf edemeyiz ırmağa ve bir başınalık duygusunu yaşar ırmak... Öylece duruşumuz yanıltır onu... Bilmez ki; o yoksa, yaşam da yoktur bizim için... Bilmez ki; biz de bir ırmak olmak isteriz için için... Bunları düşündürdü bana dizeleriniz.. ...Ve düşündüren, duygulandıran bu dizelerin döküldüğü yüreğiniz vârolsun!.. @}--;---
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta