Sivas Divriği’li bir ailenin çocuğu olan Akın Olgun, 1975 yılında Ankara’da doğdu. Türkiye’de 7 yıl süren cezaevi yaşamının ardından Londra’ya yerleşti. Londra’da gazeteciliğe başladı. Sabah Gazetesi’nin Londra muhabirliğini yapan Olgun, ayrıca Avrupa Gazetesi, Belçika Binfikir ve Mersin Denge gazetesinde de yazılar yazmaktadır. İnternette çeşitli sitelerde köşe yazarlığı da yapan Akın Olgun, ilk kitabı olan ‘Adları Saklıdır’ ile yazarlığa adım attı.
Eserleri
‘Adları Saklıdır’da, Akın Olgun, on yedi yaşındayken karşılaştığı cezaevlerini, çocukluk serüvenlerini, Aleviliğini ve solculuğunu anlatıyor. Bu anlatımda, ağırlıklı olarak, Olgun’un politik hayatında karşılaştığı cezaevleri ile bu cezaevlerinde yaşadığı işkenceler, katıldığı ölüm oruçları da yer alıyor. Olgun, 1990 gençliğine dahil olan bir kuşağı temsil ediyor. Dolayısıyla 1999 yılındaki “hayata dönüş” operasyonlarının ve F tipi cezaevlerinin de mağdurlarından biri. Olgun kitabı için “Uğruna bu kitap yazıldığı sırada yüz yedi ölüme ulaşan ve kaçımızın sakat kaldığının dahi belli olmadığı F tipi hikâyemizin bir müsveddesi olmalı” diyor. ‘Adları Saklıdır’ da bu acı müsveddelerinin adı.
http://adlarisaklidir.blogcu.com
http://akinolgun.blogcu.com
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!