Güneşin gözünde tepegöz ışıltılar; de termonükleer:
“Golyat ilerliyor karanlığa, sapana, kurt kapanına…”;
zaman kurtçuğu esenin tozuttuğun aheste, fazla seküler
‘yobazın sıradanı’ gibidir, Golyat ve sapancı çocuk napa avcunda.
Bir kez daha vur ışınını döner giderken yıldızımız;
tüm gördüklerimiz seninle biraz hazımınla varolacak,
Güzelliğin içinden kulaçlayan tonu kararlı sarı sevgin
daha güzeldir göklere ışıldayan ulaşılmazlığından nesne'de;
yine de, olay gelir üst üste, ağzı varır coşku ahengin,
varırız böyle devamlı, şafak hep bir an sonrasıdır sevgide.
Aylar ayları, geçer doğan Ay'lar batan güneşleri de,
devirmesinde güneşlerin kendini bu daha kutsal değildir;
Yakalamak istiyorum, peki
canlıyken yapabilecek miyim bunu?
Okudun mu yolladığım eki,mektuptaki;
sıkı zapdet demiştim ona,senin duruşunu!
hastalığın ileri safhası haplar gibi mi kudurttu,
Bu sevgi sana verdiğim? Yoksa kullandın ya
Geldiği noktada, yanaştı o bulut tekrar, aradığı göğe;
kıvılcımlar çıkara indi ormana yamacına yanaştı
Ve incelmek pahasına, karıştırıp sevda lüksü düdüklüsünü fokurdayan damıtılmış öğe,
bir Cirrocumulus'a dönüştü -yoğun Cirrus'tu önceki taşıtı:
Evet, bir taşıt, çünkü içi ışıldıyor bulutun;
o bulut ki, bir John Donne algılayışındaki çeper,
Şu sevgililer için hazırlanmamış karartma
en hoş çiçeklerden olarak geldi de
karartmanın içindeki zaafları zamanın bir masada,
zarafetiydi, burdu aşkı yığıştı kandilde.*
Apaydınlıktır masadaki çiçek tarlasının ufku,
mesela senin gelecek müjdeleyen şaşkın gözlerin
Kazdağlarının maviliği kadar tülbent…
-
Bin bir kanter ile eriştirildiği güzelliği göğün avuç içlerine;
Bir midye saklatıyor, içinde de bir inci, parmaklar.
Döndürmek için gene güzelliği, biz lazımız bize:
Duadan senle geldim razı, birlikte, en güzelin doğasına çıkmak istiyorum seninle:
Dualar bilinen, ki buzdaki öncedenki solyut, dört bilinmeyenli;
En güzelin kırları, şimdi en açıktır sağnak yağmura türkü-Türkiye
Ve sonra gireceğiz bir yemyeşil düşeş ormana, üç artı bir bilinenli.
“Üç artı bir bilinen; dört bilinmeyen cebrin kara tahtasına hiç
Eş olur mu? ” deme, rüyaları kabus sanan sen Çünkü Hiç de hiçlikten ortaya çıkmayan
Beytullah çatıda, çatı panayırda...
-
i waited for the postman.
but it always went to the houses
-except for expert 1.
That's not my name
Four letter word just to get me along
It's a difficulty and I'm biting on my tongue and I
I keep stalling, keeping me together
People around gotta find something to say now
The May Song
Im waiting for your hands
Ellerini bekliyorum
To fold around my wrist
Bileğimin çevresinde katlamak için




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...