“Değişmeyen sadece akıp giden
ve hiçbir an, saatlerde geçmeyecek
-zaman-“
Duvarların suskusunda yaşlanıyor saatler
ve kadranında insan suretleri,
periyodik aralıklarla tekrarlanan
istilaların, en zifir noktasından
seyrediyor zamanı, …
Ardışık gözetimler içine kıvrılıyor sonra
ansızın, ölgün gözlerle
gözlüyor aşkı, …
Algıları susturup geçmiş bir imgede,
temize çekecekken tam müsvedde an(ı) ları,
birden bilge bir kekeme çınlıyor kulaklarında:
‘Zamanlar kısalırken
aslında u-u-u-zuyor, sonsuz zamana,
geçmişle dertlenme
buda günahları-ı-ı-nı’ diye
dökülüyor, tüm anaç duygularını.
Önce izbe salonlarda terkediyor
körpe günahlarını, …
…, yalnızlığını, …
Sonra Akdeniz’in herhangi bir saatinde
denize dökecekken tam
anadan doğma, ufka resmediyor
suretinin ıslaklığını…
Kayıt Tarihi : 23.3.2011 23:34:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)