“Nathanael, daha hiçkimsenin vermediği
bir sevinç vermek isterdim sana.”
Birer çay içelim ‘şimdi’
Yakamıza devrilmiş saraylar orada kalsın
Hayat kısaymış; öyle diyorlar,
Uzun-uzadıya susmamak lazım.
Daha buzlu bademi anlatacaktım oysa,
Düzeltip yakanı gitmen gerekti.
Ardından salladığım o eller var ya,
Sende kalsın,bundan böyle yakanda:
Nathanael; daha hiçkimsenin vermediği
Bir acı verdin bana.
Andre Gide/ Les nourritures Terrestres’den
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
özkan hanım o pırlanta yüreğinden izin verirsen öpmek istiyorum teşakkür ederim.. duyarlı yüreğin hiç incimesin tüm güzelikler senin olsun çok güzel anlamlı olmuş kutlarım saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta