Gel gönül felekten bir gün çalalım
Derdi düşünceyi atalım gitsin
Vurdum duymazlara kayıt olalım
Olura olmaza ötelim gitsin
Gezelim dağlarda tilki kurt gibi
Ey suskun duyarsız tepkisiz toplum
Hep bu kabuklarda sinmek mi gerek
Zulme boyun eğdin kimden ki korkun
Onca serden sonra dönmek mi gerek
İki temmuz dündü sen tarihe bak
Yâri olmayanın yarası olmaz
Her yarayı yara bellemeyiniz
Yarası olanın çaresi olmaz
Ben tabibim deyi ellemeyiniz
Deşer o yarayı azdırırsınız
Dünyaya baharda erişmek yetmez
Çiçek açmak gerek dallara canım
Coşkun nehirlere karışmak yetmez
Hayat vermek gerek çöllere canım
İster Paris’te ol istersen Çin’de
Gayri kanatlanma serseri gönül
Semalar gözüme dar görünüyor
Yıllar zirvesine çıktıkça ömür
Sisler arasından kar görünüyor
Dostlar tellal olmuş dönerler bizi
Üçlü koalisyon hizmet başında
Biri top, biri pop, biri coptur dost
Her biride fukaranın peşinde
Vay benim ülkemde medet camide cemde
Memleket istikbali düdük çalan hakemde
Gülün yaprağına bülbül değmeden
Eyvah goncasına yel değdi gene
Bitesi yüreğim dosta doymadan
Adımlık yollara el değdi gene
Ömrüm dolaşırken bir ulu şehri
Yaprak kırmaşmıyor dal oynamıyor
Hayat dibe vurdu battı mı yoksa
Can telef oluyor el oynamıyor
Soyha şer günleri yetti mi yoksa
Mazlumda kalmadı zerre umutlar
Gardaş yine okyanuslar karıştı
Balıklar çırpınır suyun içinde
Yağmurlar süzüldü dereler taştı
Buharlar kaynıyor çayın içinde
Koçum kayıp oldu koyunum yaslı
Bir bilinmez halimiz var
Hiç bir buçuk tamamlamaz
Şimşek çakar gürler bazen
Ama damlamaz ama damlamaz
Kimi liboş çamurunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!