ısımsız - hayırsız ahmet
Eserleri
Eylulde geldim dunyaya
Ben istemedim gelmek
Oldu bi kere
Sonbahar gunuydu
Yapraklar duserken yerlere
Gun uyurken sabaha
Geliverdim iste
Ben istemedim gelmek
Ve bir sonbahar gunu
Donus yolundayim artik
Bir elimde baston
Geriye bakiyorum
Her sey cok sacma geliyor
Onca yasanmislar
Aci tatli ne varsa
Gordum insan ve dunyayi
Vede icimdeki gercekler
Ruhumun ayak izleri
Beni goturmus
Farkina yeni vardim
Gitigim yerlerde
Sevgi.saygi.sadakat ve dost aradim
Bulamadim
Biliyorum dedim kendime
Suc bende
Ya bendeydi suc
Yada menfaat gelmis galip
Aradiklarimi bulamiyordum
Tek sahip oldugum cocuklardi
Buyuyunce onlarda birakir bir gun
Olsun dedim biri gelecek dedim
Elbet biri calacak kapimi
Sirtimi oksayacak
Sikica saracak beni
Ruhum gozlerinde huzura erecek
Bekliyorum ..
Zaman geciyor bir su gibi akiyor
Durduramiyorum
Ahlak ve para ilimi okudum
Hayatin anlami bu bence
Dis dunya ve ahiret icin
Bir kopru var burda
Ve insanin icindeki kopruye
Insanlar gecerken önümden
Ve bahcemdeki ciceklere
Seni sordum
Aradigim ve gezdigim yollarda
Ruhumun ayak izlerinde
Hep seni aradim
Sanirim menfaat hakliydi
Benim kaynagim bir sonbahar gunu
Dusecekti yerlere biliyorum
Kaynaklar zalimin elindeyken
Bir oyuncak gibi
Ve kosarken insanlar pesinden
Yasli bir adamin ustune basa basa
Sonbahar gunuydu diyecegim
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!