Dostu yanında görmek ister insan
Gönül yaren arar kendine bulamaz
Bulunamayan dostluklar ne yücedir
Oysa belki yanında durur da göremez
Bulmak o kadar kolay mı ki ey gönül
Bu gün ocağın sekizi yıl iki bin on üç,
Günlerden salı, kar yağıyor ince ince
Örtüyor tarihe şahitlik eden o güzelim evleri
Beyaz örtü ne temiz hatıraların üstünde
Kızılırmak üzerine kurulan asma köprüsü
Anneciğim babam nerede diye sordum
Bahçeye gitti diye söyleyiverdi
Akşamın erken vakti çıktım hemen yollara
Vardım menzile akşamın karanlığında
Seslendim babacığım nerelerdesin
Hiçbir ses soluk duymadım oracıkta
Yeni bir derde düştüm şu gurbette
Beni ta yürekten vurdu o üstat
Yanlış anlamayın sakın dostlarım
Bu serzeniş bir aşk değil kederdir
Kendini bilmeze verilse bir fırsat
Sevmek gönül ister varsa gönülden seversin
doğumla başlar insan annesini sevgiyle aramaya
Sürer dudağını anasının süt kokan sinesine
Sevgisinin karşılığını anasından sütünü emerek bulur.
Aşkla vede iştahla emer anasının ak sütünü
Insan bu doğuştan bir garip
Ağlayarak başlıyor hayata
Korumak lazım bu zavallı bebeği
Bin bir zahmet emzir büyüt
Altına bak üstünü gör gözet
Bakarmısınız bülbülün haline
Kendine bir gülü dost edinmiş
Uğrunda her dem ağladığı
Ah edip feryat figan ettiği
Yoklukta doğdum ben
Varlıkta öleceğim
Yalnız geldim dünyaya
Seninle öleceğim
..........
Varlığın büyük mucize
Çağdaşlık Afrodit olmaksa eğer
Yirmi birinci yüzyıla ne gerek
Binlerce yıl önceki yunan tanrısı
İnsanların ilahı olsa gerek.
Durumdan anlam çıkarmak, çıkar öyleyse gönül
Günün seyrine dalmadan yıpranacaksın demek ki
Halbuki herkes gününü gün etmede...
Sense seyre dalmayıp ağlayacaksın öylemi
Ağlamak derin duyguların ifadesinin ortaya çıkışıdır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!