Ahmet Mücteba Kuşçu Şiirleri - Şair Ahme ...

Ahmet Mücteba Kuşçu

Vakitsiz gel bu gece
Kapılarımı çalmadan, gel demeden
Kimsin diye sormadan ilk defa
Kendimi kendimden geçirmişken
Sendeyken gel bu gece...
İlk aşk gibi gel sıcacık, soğumadan ceset

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Gözlerime düşen sonbahardı seni sevmek
Gittin!
Sararan yaprak misali düştüm dalımdan
Şimdi duyanları ağlatan feryatlarla yalvarıyorum sana
Gel Gönül bu aşkı unutma

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Rezil bir istilaydı oysaki Aşk vurgunum!
Aşk...
Artık Lanetlerle süslüyorum seni...
Rezil bir vurgundun hayatımda...
Razıyım parçalansın, lime lime olsun beynin...
Yanındaki kırmızılı sarılı şeytanlar toplasın parçalarını...

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

BİR SEVDANIN ADIDIR VARSAK
Aktopraktan, Şelaleye uzun bir yol gidersin,
Demirelden hızlı bir şekilde Esentepeye geçersin,
Altıayak sınırlarının sonundan yabancılaşır geri dönersin
Bir Sevdanın adıdır VARSAK.
Karşıyakadır Kepezle bağlantımız

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Sevmek günahsa eğer günahın benim olsun...

Aklıma geldin gecenin bir yarısı, acı acı titretti bedenimi
Temiz dualarımın, Allahımdan tek beklentisi
Geleceksin biliyorum, gözlerim bekliyor gözlerini
Gelmesen bile, sevmesen bile

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Susta Hadi Beni Dinle.
Anlatıyım İçimden Geçenleri Tek Tek Satır Satır.
Uçsuz Bucaksız Bir Yol Kıvrımlarla Dolu
Her Dönemeçte Sana Ulaşabilmenin Heyecanıyla Yürümek Ama Her Dönmede Gene Kör Karanlık.
Bogazımda Düğümlenen Kelimeler.
Ve Hiç Dinmeyen Bir Acı.

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Kırmızıya çalan gökyüzüyle paylaşıyorum sancımı
Ellerime bırakıp gittiğin yalnızlığı taşıyorum şimdi
Şiirler yazıyorum artık, mutluğu unutmuş
Göz çukurlarım esmerlere boyanıyor,
Alnımda bir çizgi fazla
On dokuzluk ömrümün kısaldığını hissediyorum

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Ne Zaman “Yıkılmadım” Çalsa…

Ne zaman Mahzun Kırmızıgül’den “Yıkılmadım” çalsa, çocukluğum gelir aklıma…
Yıl 2004. Varsak’ın sokaklarında seçim heyecanı var. O yıllar başka yıllardı; saflığın, samimiyetin, mahallenin bir arada olduğu tertemiz günler.
Eski belediyenin oradan Ayanoğlu’nun otobüsü dönüyor, Cumhuriyet Caddesi’nden yukarı doğru geliyor. Hoparlörlerden son ses Yıkılmadım yankılanıyor. Kalabalık coşkulu, yüzler gülüyor. Biz de çocuk aklıyla heyecanla koşuyoruz peşinden. Alkan (nam-ı diğer Gıcık) Bakkal’ın oraya kadar çıkıyoruz, konvoyun kaç kişilik olduğunu saymaya çalışıyoruz.
Bir yandan o otobüs gidiyor, arkasından 3 Yol Market’in oradan başka bir ses yükseliyor. Kazım Bilgili’nin otobüsü bu kez aynı caddeden geliyor. Bu defa Uğur Işılak’tan Haydi Anadolu! çalıyor. Biz koşa koşa aynı yere çıkıyoruz, ellerimizde küçük bayraklar, gözlerimizde merak ve sevinç.

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Hani bir yol var çizilmişin aksine çizilmek istenen.
O yolda yürüyebilmek ne kadar zaman alır ve neler götürür ömründen.
Düşünmeden varabilmek o hedefe.
Uzaklaşmış sevgiler, çaresiz hüzünler ve yorulmuş bir beden.
Hani bir ses duyarsın rüzgârın getirdiği, kulağın işittiği bir ses ama bir türlü dönüp bakamazsın arkana.
Bu belki de bir korkaklıktır, nelerle karşılaşacağını kestirememektir.

Devamını Oku
Ahmet Mücteba Kuşçu

Bu ne vurdumduymazlıkdır arkadaş.
Nedir bu?
Buda yeni tür bir işkencemi?
Yok arkadaş bunun adını aşk acısı koymuşlar.
Yoook yok.
Aşkın acısıda kendi gibi paha biçilmez.

Devamını Oku