Ahmet Mansuroğlu Antakyanın iplik pazarındaki
Ahmet ustanın evinde dünyaya geldi.Kendisi doğmadan önce iki,üç yaşına gelen iki erkek çocuğunun ölmesi üzerine.
Babası ona kendi adını vermişti,böylece küçük Ahmet babasının ismini taşıyor,Ahmet oğlu Ahmet oluyordu, işin
garip yanı dedesininde adı Ahmet'ti şairimiz kimlik şiirinde
şöyle diyordu.
Dedem Ahmet,babam Ahmet ben Ahmet,başka isim
bulmak sanki zahmet, ve işte ben o Antakyadan Ahmet oğlu
Ahmet. İlkokulu başarı ile bitirmesine rağmen, babası onu
benim en büyük yardımcım diyerek okuldan almış kuduracılık
yaptığı dükkana getirmişti.
Daha sonraki yıllarda hazır ayakkabı mağazası açarak ticaretle ve hiç kopamadığı şiirle uğraşmıştır.
Şairimiz bir şiirinde, benimde defterim,kalemim,ellerini
doyasıya öpmek istediğim, öğretmenlerim vardı, diyerek
öğretmenlere olan sevgisini dile getiriyordu.
Evli iki erkek bir kız çocuğu olan şairimizin,iki çocuğu öğretmen oldu.Halen Balıkesir'de öğretmenlik yapan oğlunun ilk öğretmenliğe başladığı gün duygularını '' Yuvadan Uçan Kuş '' adlı şiiri ile dile getirdi. Vatan,millet,bayrak sevgisi içinden hiç eksilmedi.Bu konuda bir çok şiir yazdı.
1995 -2004 tarihleri arsında Hatay'ın kurtuluşu için yapılan
Antakya beldiyesinin düzenlediği ''Şiir Şölenlerine''katıldı.
Şölen için yayınlanan kitaplarda ikişer şiirle yer aldı.
Şu anda Antoloji.com'da yayınlanan şiirleri Antakyamızın
değerli çevrecilerinin destek ve gayreti ile kitabın tüm gelirini
'' Antakya Çevre Koruma Derneğine '' bıraktı.
Halen Antakya - Hatay'da yaşayan şaiirimiz yeni çıkacak
olan şiir kitabının çalışmalarını yapmaktadır.
Küçük yaştan itibaren çeşitli olaylara pratik çözümler ürettiği için, arkadaşları arasında çok sevilmektedir.Her zaman duyğusal kişiliği ön plana çıkan şairimiz, Antoloji üyeliğinde de kendi ismi olan '' Ahmet Mansuroğlu '' rumuzu ile tanınmaktadır.
Çeşitli gazetelerde şiirleri yayınlanmaktadır.
İletişim;
Antakya / Hatay
Eserleri
İşte ben oradayım (Şiir Kitabı)
Antakya Çevre Koruma Derneği (Yayın no 1)
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!