eski tarihlere yeni tarih yazanı
çamda çıra zannedipte oynama
tarih tarihten bakar aynaya
sen zilleri takıp takıp oynama
uyanıp kalkıyor sabah erkenden
sevgisini yavrusuna verip gönülden
annelik duygusuyla dolu yüreğinden
şefkat dolu sözler döküp dilinden
oku çocuk oku üzme anneni
güle sordum adın nedir dedi ki gonca
dedim güzelmisin dedi kendimce
güzelliğin mevsimlik o kadar anca
olabilirmisin güzellikte meyremce
dedi kimdir översin bukadar bu meyremce
daracık dünyadan görünen geniş ufuklar
doldurur ruhumu her gün aydın şafaklar
kırlardaki çiçek tarladaki başaklar
özgürlük şarkısını söylerken aşıklar
ufuklardan sızan nurlu ışıklar
olmadığın günler zor günler
oluyor yüreğim çok daralıyor
sensizliğin zulmü öyle zor kine
yüreğim inan yaralanıyor
gündüzüm olmuyor güneş doğmuyor
aşkta sevdaya sevdada aşka hasretim
olma be kadınım bu hal durumunda benim gurbetim
elemim efkarım kederim derdim
al ömrümü benden sana ben ömrümü sana verdim
ben seni gönlümde yüreğimde ruhumda gördüm
öldüm öldüm dirildim
olmak istiyorsan kanım
helal olsun sana canım
yanıyor aşkınla ruhum
gel sevdam gel adım adım
hasretin yanar yürekte
beklemekten ben zamanı yitirdim
mevsim belli değil yıl belli değil
nerde olduğumu artık unuttum
mekan belli değil yer belli değil
avare yollarda geçiyor ömrüm
haydi be fistanı allı fadime
dermana dert muhtaç düştüm fendine
kapındayım kulum bak efendime
halde halle halde getir kendime
hasretindir hasat oldu ömrüme
ben anlarım benden gayrı yananı
meşeye benzetmem sapı samanı
içimde var iken közün amanı
teneffüs edemem kara dumanı
canıma canlarım çarmıh geriyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!