Uçun kuşlar doğduğum diyarlara
Rıza Tevfik'in memleketi gibi
Dağlarında mor sümbül yoktur
Buram buram kokan kekik vardır
Dikenler arasında sarı gül yoktur
Ovasında beyaz yapraklı papatyalar vardır
Benliğini arar kimileri gecenin siyahında
Kimileri ise bir avuç huzur
Kimi kandil olur kör karanlığa
Kimi hakkı yad eden semazen
Kimi aşkı bulur gecede
Kimi ise sapasağlam bir gurur
Hiçbir şeyin sonu yoktur yaşamda
Kaç kere sevdiğimi söyledim ki sana
Avut kalbini her zamanki gibi
Bak kapı eşiğinden el sallıyor sana sevgili
Sakın onuda benim gibi ağlatma
Küçük penceremizden hayatı izlerken
Korkularımız taşar bazen sokaklara
Ne bir yol vardır artık gidecek
Ne dönülecek sobalı kerpiç evler
Biz büyürken
Hey gidi hey bre bozlak
Dert ile yoldaş kederle sırdaş
Göçün yürüdü bu diyardan
Alıp başın giderken yaz
Biz seni ozan bildik
Sanki bugün ilk günmüş gibi
Dolu dolu yaşamak gerek hayatı
Sanki hiç ölmeyecek gibi
Hiç aşık olmayacak gibi
Pencerene getirsem güneşi
Sen güneş ol hayatıma
Ben ise karşında boyun büken
Güneş sarısı yapraklı
Ay çiçeği
Sen kandilim ol hayatıma
Harman vakti çıkar döven meydana
Dövene koşulur yağız öküz
Uzak gitme yabana kurban olduğum
Uzak olmak sevdanın zoruna gider
Güz vakti bağ bozumu gelir
Bir şair olmak mı gerekir aşkını söylemeye
Bir şairin mısralarından daha etkili belki
Sevgilinin elini tutup söylediğin türkü
Belki o bilmez ıslığı türküyü
Islığı öğret ona kılıktan kılığa girerek
Bir yıldız tuttum gökyüzünden
Sonra seni yanımda buldum
Bir kadehlik aşk şarabıyla
Zil zurna sarhoş oldum
Yandım senin aşkınla tav oldum
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!