Edebiyeti mümkün değil bu canın!
Bendimde taşıdığım bu hilletin,
Ayâsı beşerler içerisinde şaraptan.
Münkesiren edeple serzenişte kalemim,
Ma-icari götürmez yüreğimdeki lekeleri,
Lakin karbeyaz gülleri sarmakta kanım.
Tanrıım
Bana sunduğun bu hayatta
Hep iyiyi arzuladım
Zâti niyeti amelim de buydu
Fakat anladım ki
Ben arzuladığımın aksi
Andım var Tanrı'm,
Andım var sana!
Kabuk bağlasa da hayatımı,
Son nefesime dek savaşacağım
Fakat sana ve de bana Tanrı'm
Açmayı bekleyen mor glayörler
Nasıl oldu nasıl gerçekleşti bilmiyorum ama
Uzaktan yüreğime işliyor boşluğa baksan da bakışların
Sessizlik hüküm sürmüş bu dünyamda tek duyabildiğim kalp atışlarım
Nasıl oluyor da yaradan sevdiğime bu güzelliği fazlasıyla bahşedebilir
Bir gün bu bedenden ruhum göç etsede
Geriye kalan nâaşımda bulurlar senide
Vazgeçtim.
Sahipsiz duygularımdan,
Yarım yamalak konuşmaya değmeyen, benli başlayan cümlelerden,
Sahip olduğun kelimelerden,
Sana adanmış savaşımdan,
Doğan güneşten,
Bir geceye bir adam sığdı
Gölgeden gölgeye kaçan
Bir kadın adama sığındı
Peşinden nefes nefes koşan
Bülbül gibi şakıdı adam
Gülün dikeni gibi saplandı sözleri kadının
Serhâd-ı cihan, kadere gülen bahtım olsa
Hüznü alâ bendimi alsada,
Ahdâ' da olsa bendim, varsın ahfaz olaki
Beni mesud eden yarimdir,
Bedbâht eden eden ise
Tanrının bakâyâ azam eden kullarıdır yalnizca.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!