El gider ,mal gider, her şey yalan olur gider
Dostum sen yanı başımda kalırsın
Namuslu bir şiir gibi
Hep omuz omuza anlatırım ben seni
Namerde derdin deme sakın sen
Aşkı yer len bir ettin ey kelek
Şiirler diz pençe olmuş dergahta senin neyine gerek
Beni hal bilmez bir ahuya bağladın felek
Namerde feleğe neyledi bilmez Ahmet
Baba dan nasihat oldu ikimize
Kendimizi üzmek neyimize
Sahip çıkalım birbirimize
Beraberlikten zarar gelmez gardaşım.
Vermeyelim zalime namerde fırsatı
Güvendik bir zaman ,düştük bin bir derde,
Aşkı muhabbet gönüllerde
Sevgiler çiçek çiçek dağılırken gönüllere
Söyle suyu gören toprak olurmu hiç taş
Gel dost olalım seninlengardaş
Bil,dimde seni kendime dost muhabbet ettim
İşte yine yazıyorum birikmişliklerimi. İçimde sana karşı çabaladığım
aşkımın süslerini, gece gibi gözlerinden doğan mavi güneşi. İşte yine
bıraktım bir köşeye bütün gel gitlerimi. Sana doğru yazıyorum,
ulaşamasamda hiç bir sona, belki varırım yanına, küçümseme bu aşkı!
Az
buz değil sana olan sevgimin külü, yana yana sönmeye durmadan bu... gönül,
O kadar düşündüm ki seni,
yaşam gerçekliğini yitirdi....
Vakit var mı daha o canlı vücudunu öpe bilmek için
bu ağzın üstünde,Namelerle gelen
Kus ey hayat zehrini
Yılanın zehrini kusması gibi
Şarabımadır teşekkürüm
Sana küfür ederken bir dinleyenim o
Elimdeki şişeme bir şey olur diye korktum
Hatıralarımda halen çocukluğumdaki ilk aşklar,
Sen beni öpersen belki yeniden depremler başlar
Sahile inerim yağmurlu hava pusuya çalar
Ey aşk bilmem Ahmet sensiz nasıl yaşar
Hiç büyümedi,ki hep ilk günkü gibi sanki bir yaşında
Huzur , huzur dediler huzur evine getirdiler,
Rengim buz kesmiş, kan bedende kalmamış,
Ben sana ne alayım nazlı yârim
Güzel elbiseler
Arabalar, yatlar ,katlar
Bir kap yemek , birde saat
Yediğin önünde yemediğin arkanda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!