Sana sevgimi anlatamam..
Kaf dağının sırlarını kurcalama, gerek yok
Bu kent bu sevdayı kaldıramaz, konuşmam.
Yahut sel alırsa caddeleri karışmam.
Hem ölmek için hazır değilim henüz.
Felaketin en hası yürekte biriken kir
Ubudiyetin pası ruhları saran kibir
Cehaletin nüshası olgun olmayan fikir
Yaşamaktan dem vurup her gün böyle ölürüz
Şimdi yerde zelzele, gökyüzünde barika
Sessizlik de bir tını, izi bu kör akşamda
Kaygısızca ölürsen sana hiç gül koparmam
Gayrı suretler ölü, bitâp vücudlar kırık
Fütursuzca yazarsak burda böyle durulmaz
Bunca çabanın fişi zevki yitik yaşamda
Döndük dolaştık gene geldik buraya.
Dolaştık da merhem bulamadık yaraya.
Bu kapıyı terk edeli hayli düştük araya.
Şimdi şiir demlerim, içeriz, barışırız.
Unuttuk, duyguların nerde yolu yokuşu
Tatsız Tuzsuz Geceden
Yelkovan da yalan söyler, ona bakma vakit erken.
Kaygıyı da yitirdim, kuşkumda da ümit yok.
Tatsız tuzsuz gecede soluğumla piştim, bak.
Hem zaman da yalancıdır, sıklıkla güler dertliler.
TERKİ ZERK
Geceler ufalanır,
Ufalanır, ışıdıkça göğsümdeki kandiller
Güllere zevk teliyle şakıdıkça bülbüller
"Biz de kaybettik, aşk da kazanamadı hiçbir şey.."
Yenilgiler üstüne kağıtları yoklamak, kan gölüyle sulanan sokakları paklamak,
Zifirden olma kalbi göz yaşıyla aklamak,
Bir de mücrim bir hevâ,
Yitirilmiş bir devâ,
Asra yemin
Bu zifire bulanan kapkaranlık vakte de
Tabiata el pençe, döner durur gökyüzü
Sanarsın ki yüzüme gül saçan insan yüzü
İnsana kin
Gökyüzüyle yapılan bu bozulmuş akte de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!