Gözlerime bakarak bana yalan söylediğinde vazgeçtim.
Önceliklerin içinde bir sıralamaya girdiğimi anladığımda, yalnızca ihtiyaç elemanı olduğumda vazgeçtim
Vazgeçtim . Yalnız senin için atan kalbi görmeyecek kadar kör olduğunda
vazgeçtim
Bazen bir koku ,bir ses , bir söz
Bazen esen bir meltem
Bazen de tatlı bir nefes
Hatırlatır sevilen her kim ve her neyse
Sonra yutkunursun
Düğümlenir kursağına İşte o her neyse
Kırkından sonra ayıyorsun içinde olduğun koyu, siyah ıssızlığın
Dost olsun, eş olsun, sevgili olsun; neyi, kimi aramaktasın
Hiç adresi belli olur mu vefasızlığın
Aşk, sevgi, dostluk hepsi sonbaharda savrulan yapraklar gibi
Sen çırılçıplak bir ağaç sözde bu koyu ormana ait
Yalnızlık dediğim de doğumumla başlar ta ki sura kadar devam etmek için
Ulu koca gölgesi üstüme sinen,
Ardımda pençesini kaldırmış bir aslandır yalnızlık
Yürek atışlarımı saya saya
Ömrümden gün eksilten
Bir benim bana ait olan
Koca acı bir gerçektir yalnızlık
YA ÖYLE DEĞİLSE
Ya öyle değilse
Ya hiç açmamışsa Gül
Ya bülbül hiç sevmediyse
Acabalarla dolu kaygı yükünü doldurmak mıdır yolcu olmaktaki gayesi insanın
Ya da ya dalarlamdolu kendini kaybetme korkusu mudur Paslı bir Mıh gibi çürümüş ıslak bir tahta üstüne öylesine durma isteği
Ve en üst manasıyla kendinin öz benliğinin farkına varmak için çıkılıyorsa yola
Kimi dostuna arkadaşına komşusuna sevdiğine kendini aramak için gider
Kimi ise kendini yitirmek adına
Bir rüzgar girer davetsizce açık pencerenin tül eteğini uçurarak hayale
Bir adam elleri kenetli önünde kendinden daha yorgun bir Sehpa üzerinde duran tek lokma kavun.
Tutunacak bir yer arar bulamayacağını bile bile yanıyordur bildiği ya da öğretildiği kadarıyla huzursuzluğu her gözde ona inat susuyordur.
Önemsenmeyi beklerken kendi hiçliğinin sağanağında sırılsıklam olan . Her değer yokluğu gibi bir köşede diyemedikleri ile boşa dediklerine yanarken
Beni öyle bırakma diye anlamsız bir çığlık koparıp geceye
Pencereden davetsiz giren yokluk habercisine kucak açtı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!