Gözlerimde yaş var, geçmişin o asil tavrına,
Gönlümde bir hasret, o kutlu devrin erkânına.
Ticarette dürüstlük, el emeği kutsal bir nimet,
Ne malda hile vardı, ne kalpte husumet.
Ahlak bir zırhtı, edep ise paha biçilmez bir taç,
Büyüğe hürmet bir borç, kalbimiz buna muhtaç.
O ince terbiye, ruhun en yüce erkanı,
Hayâ perdemiz kalkmaz, sözün mihenk mekanı.
Ne oldu ki o düzen, sessizce çözülüp gitti?
Asrın dönümü bize, ağır bir yara etti.
Garp’dan esen o rüzgâr, ruha bir hile kattı,
Kendi öz medeniyetini ucuza sattı.
Yıllar sinsi yürüdü, ruhu içten içe çürüttü,
O fitne, kök damarından imanı kuruttu.
Göz göre göre yitti o yüksek ahlak, o nur,
Gönül köprüleri çöktü, kalmadı tek bir onur.
Artık kazanç helal mi, haram mı, kimse bakmaz,
Hırs bürüdü gözü, hakikat yoklamaz.
Tüccar kandırmayı maharet sayar oldu,
Kalitesiz mal satmakla kasayı doldurdu.
Kibir ve densizlik dobralık diye yayıldı,
O asil seciye, sessizce yok sayıldı.
Ne kanaat kaldı, ne de şükürde durak,
Hırs aldı yürüdü, canımız oldu çorak.
Din kisvesi altında gezen o cahiller,
Hurafe yayarken, kayboldu gerçek deliller.
O Kelam-ı Kadim'den yüzler çevrildi,
O nurun hikmeti, bir süs diye dirildi.
Sadece mezarlıkta yankılanan hazin bir ses,
Ramazan'da anılan, duvarda soluk bir nefes.
Oysa o, hakkı batıldan ayıran Furkan,
Hakk'ın ezelden sunduğu, şüphesiz Burhan.
Hayâ, edep, ar dediğin ağlayıp ezildi,
Gönül yurdumuzu terk-i diyar eyledi.
Düğünler İlahi Lütuf değil, nefsin tuzağı,
Sustu eş, ana, baba, yıkıldı kutlu otağı.
Tek gösteriş kaldı, nâra, şovlar avaz,
Dine sahip çıkana denildi yobaz.
Bütün bu gidişat, ruhu bir darbe saydı,
O kutlu vicdanı içimizden çaldı.
O günden sonra bereket elini çekti,
Hırsızlık, ihanet, tohumunu ekti.
Doğanın dengesi şaştı, semâlar sustu,
Yeryüzü titredi, kuraklık bastı.
İlahi ikazdı bu, nefse biçilen bir fiyat,
Değişti, anlamını yitirdi hayat.
Küresel ısınma denen bir sözle örtüldü,
Oysa kalpteki buzlar, yeryüzüne süzüldü.
Nasihat budur, ki bu yol ruhu çok yordu,
Hakikat sesi, unutulan yere koydu.
O kadim ahlakın nuruna varılmalı,
Terk edilen Ferman’a yeniden sarılmalı.
Dürüstlük, edeple yol yeniden açılır,
Kaybolan o nur ruhlara geri saçılır.
Ya Rab, bu gaflet perdesinden azat et,
Ruhumuzu ebedi nur yoluna sevk et!
Mesut Şefkatlıoğlu
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 17:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!