Fıtrata, gök gürültüsüne ve toprağa iç çeken yağmurlara yemin olsun ki...
Bakışlarında mevsimler kıyama durup
Vakit kirpiklerinin gölgesinde sükûna erene dek
Gamzelerin revanlığına adanmamış her bir kelâmımı
Sükût kuyularında hapsedip
Her dem, her lahza seni bir cevher gibi eleyeceğim ruhuma…
Kıyama, kaseme ve vakt-i hazana yemin olsun ki…
Yakarışlarım buğusunda çöller yeşerip
Yemyeşil vadiler çer çöp olana dek
Cehennem, ateşini terk edip
Gönlüm zemheri tabiatı gönlün zarına gülistana dönene dek
Haykıracağım ismini ah ile zarla.
Taarruza, zulmete, direnişe ve şefkate yemin olsun ki…
Çalkalanmadıkça bîçare nabzım bakışların efsununda
Yokluğun belasından çatlamadıkça gönlüm semahı
Nuru alınmadıkça mah’ın
Sökülmedikçe karış karış yıldızlar
Dinmeyecek zerreden küreye mutlak azabım
Ey benim bana mülteci yanım
Sensiz kurudu kökünden yüreğimin can damarları
Katman katman büyüdü hasretim dağları
İnce ince kıyıldı dalım budağım
Cancağızım asi bir yangındır sensiz soluklandığım her bir soluğum
Berrak yağmurlar adına duy gönül iniltilerimi
Ört kirpiklerin ile cesedimi
ve yek lahza eman etme harla bu sönmez yangınımı!..
20260302
1046
Düzenlenen şiir rafları
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 10:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!