Ne çok vebal yüklediler omuzlarına
Adına Kızıl dediler o güzel insana
Hep kast edilmek istendi canına
Kendi yok, ahı var Abdülhamid'in
Korusa da onu, bir avuç inanmış şahin
Sarmıştı etrafını, beslediği düzünece hain
İttihatçılar gurubu başında, Selanikli kâhin
31 Mart'çılarına, ahı var Abdülhamid'in
Taksim Kışlasından çıktı; hain Avcı taburu
Hüseyin Hilmi'nin elinde karıldı, fitne hamuru
Alatini Köşkü'nde yapıştırıldı, ihanetin çamuru
Çamurlu mezarından, ahı var Abdülhamid'in
İlmek misali işledi, yurt sathına demiryolunu
İşbirlikçileri çekemedi, bağladılar kolunu
Aydınlıkçı yazarlar, karaya çaldı yolunu
Kara aydınlara, ahı var Abdülhamid'in
İttihatçı şerdi, her cephede kayıplara sebep
Emperyalizme uydu Arabistan, Bağdat, Halep
Ne kadar dese de Hakan, İlla edep, illa edep
Edepsizce oyunlara, ahı var Abdülhamid'in
Aradan geçse de Abdülhamid'siz kocaman asır
Çıkmıyor el yıkamakla, derinin altından kirli nasır
Asırlık Cumhuriyet, dinsizlik prangasında mahsur
Dinsiz suretlere karşı, ahı var Abdülhamid'in
İç mihraklar çalışıyor hala, yine aynı rayda
Bu vebale Suriye'yi, Filistin'i, Mısır'ı sayda
Bedelini ödüyor Mezepotamya, ne fayda
İttihatçı tohumlarına, ahı var Abdülhamid'in
09 02 2016
İsmet Can
Kayıt Tarihi : 18.4.2022 02:37:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!