Nasıl özledim ah, özledim bilsen,
O yorgun, o mahzûn bakışlarını.
Gözlerimde nemlenen, içli, sıcacık...
Buram buram şefkât taşardı baba!
Engin sevgin, dağlar aşardı baba!
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu hasret bu özlem kelimelerce sayfalara taşınca yinede anlatılımaz...Bir daha gelmeyeceğini, baba diye seslendiğinde sesine ses verilmeyeceği bilmek çok acı ...
Özleminizi babasız kalmış bir evlat olarak yüreğimde hissettim... Mekanları cennet olsun inş... Nur içinde yatsınlar..
Yüreğinize sağlık sayın Kor....
Sevgilerimle +10
Babanıza rahmet diliyorum,ruhu şad olsun sevgili arkadaşım.Değerli çalışmanızı kutluyor sevgiler sunuyorum.
Tekrar okumak beni yine hüzünlendirdi. Babanıza Allah'dan rahmet size ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Mutluluklar sizinle olsun!(10on)
Bu şiirin hangi koşullar içinde ve hangi ruh halindeyken yazıldığını çok iyi biliyorum.
Son susuş'la uğurlanan baba ise hele de...
Aradan yaklaşık 40 yıl geçmesine karşın daha dün gibi kor bir yürek sesi vardı şiirde.Bir feryat,bir inleyiş,bir ıstırap;bir boşluk ,bir boğulma...
Bir Arayış...
Sanki son perdesi çekilmek üzere olan bir tiyatro sahnesinde dinlediğim tiraddı..
Muhterem babanız ışık içinde uyusun Sayın KOR.
Selamlarımla.
Hala çocuk olan o yürek kavruluyor baba hasreti ile..Bacım tek deyiliz ,sonda olmayacağız..
Onu yaşayanlar bilir..Sevmem Şubat ve Mart aylarını ..Biri babamı ,diğeri annemi aldı..Yetim ve öksüz kaldık..Çocukken adını koyamıyoruz da ,büyüyünce öbek oluyor canım..
Kavrulan o yüreğine ,şu anki göz yaşlarımı yol etsem azda olsa söner mi bu yangın ?
Canım bana hep teselli verirsin ,hadi gel birlikte ağlıyalım..Atiye dönebileceksek ..Ama yok görüyorsun ki olmuyor.
Kader işte ,sanki hiç yaşamadılar..Bir güzel rüya idi gördüklerimiz..Off bacım ya , beni tarumar ettin..
Şu hayat aslında ne kadar kısa ama ne çok sıkıntısı var ,bir türlü bitmeyen..Bir gün ,bizim yavrularımızada biz hayal olacağız.
Ölümden korkmuyorum ,yavrularımın şu kurtlar sofrasında yalnız kalmalarından korkuyorum..
Bacım , onlar bizim yanımızda ,her ah edişimizde arkamızdalar. Yüreğimize iki mum attı ve gittiler.O gittikleri günler daha bir harlı yanıyorlar..
Acını hafifleteyim derken ,daha bir üfledim herhal ?
Kardeşim ,görmesin amcam seni böyle ağlamaklı ,bak bakıyor, o mahsun bakışı ile..
Hadi canım bi gül nolur ..Bak işte dudağında belirdi o muzip gülümsemesi ..Koma karşılıksız..
Bitanem Rabbim sabrını artırsın .Okudum Fatihalarını ..Makamları cennet olsun.
Ogüzel yanaklarından öpüyorum kardeşimmm
Arıyorum o günleri, bir bilsen baba!
Heyhat! Yok o günler, boşuna çaba...
Ne olur gel rüyâma, sarıl bir daha,
O geçen günlere olur mu paha?
Baba, yine gönlümden hasretin taştı...
Kirpik uçlarımdan çağlayan yaştı...
Gel! Sarıl bir daha kızına baba!
Ah, bir sarılabilsek anne ve babalarımıza!
Her gece bağlanıyorum umutla rüyalarıma.
Şiirinizin hasreti, o kadar içten çağlıyor ki,
Dağlar ,taşlar, tepeler kederinden inledi.
Çok etkilendim, aşırı duygulandım.
Nur işinde yatsın biricik babacığınız.
İçten sevgilerimle.
Halenur Hanım,
Gerçekten güzel bir şiirdi. Şiirde dile getitilen duygu, öylesine içten ve yapmacıksız şekillerde ifade edilmişti ki, sadece bu içtenlik dahi ,şiire tam puanı hak etiriyor...
Allah'tan, babanıza ve tüm ölmüşlerimize rahmet diliyor ve bu güzel şiirinizi (antoloji kaydederse) tam puanla kutluyorum.
Saygımla, sevgimle efendim,
Ünal Beşkese
Ahh mümkün olasada ben sarılsam baba doya doya canım babam diyebilsem daha çok daha çok kokluyabilsem öpülesi ellerini öpsem ahhhhh nasıl bir özlem ki her geçen gün içini sarar insanın büyüyerek.dokunaklı yürek sesini paylaşırken mekanı CENNET OLSUN DİYORUM.
BİR ŞİİRİMDE:
Küçükten yetim kaldım, yüreğim yufka benim
Ardımda, bir dağ gibi duran babam yoktu ki...
Yıllarca baktı her gün, gözlerim ufka benim.
Bilseniz ona öyle, ihtiyâcım çoktu ki...
DİYE YAZMIŞTIM...SEVGİ BÜYÜTÜR İNSANLARI..
ANNE VE BABA SEVGİSİ HASSATEN...
ÖMÜRLERİ KISA YAZILMIŞ,ELDEN NE GELİR.
ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM,MEKANI CENNET,
RUHU ŞAD OLSUN BABANIZIN.
RABBİM SEVENLERİNE SABR-I CEMİL NASİBETSİN...
ŞİİRİNİZ İÇTEN VE DUYGU SAĞNAĞINDAYDI,
ISLANMADIM DESEM YALAN.
TEBRİKLERİM VAR BOLCA...SAYGILAR SUNUYORUM...HŞT
valla böyle can bir babam olsaydı ben de özlerdim...
ama olmadı be can :((
şiirin sımsıcaktı...
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta