Aynada biriken yüzünü
Kimler kıskanıyor bilir misin?
Altın sır olup saçlarında geziniyor
Yumruklarında çelik oluyor
Simya yüreğinden taşıyor her yana
Şimşekler çakıyor boz bulut gün
Ey çocuk annen tutuyor göğü
Sen yağmurunu akıt diye.
Rachel Corrie’nin karıldığı topraktan
Fırlamış sesisin, buldozerler kaçıyor bak
Ölümü öldüren mesajı Rabbim
Senin gözlerinden saçıyor şehre
Çocuklar ardından geliyor kanatlarını takmış
“Ahad Tamimi” diyorlar bir yürüyüş şekli
Sonra başkaldırış, yumruk ve işareti göğe
Zincirleri çoğaltıyor zalim, zindan zindan üstüne.
Kıskanır duruşunu öğlen güneşi
Ne bir gölge ne yeis ne endişe
Yürüdüğün menzilde tek kelime
Ahad, Ahad, Ahad , Ahad
Suretin yedi kat âlemi kuşatıyor bilinen
Yaradanın sırrına eriyor ve ölüm
Ayakları titriyor geriniyor tepiniyor
Bir kez daha ölüyor Ahad’ın gönlünde.
Sonra küçük kızın avuçlarından
Kuşlar çoğalıyor ılık akşamlara
Ateş oluyor, ışık oluyor, sanrıları zalimin.
Zincirlere vurulmuş elleri, ayakları
Gülüyor Ahad, zalimleri korkutuyor
Kurnasına dayanmış ab-ı hayatı yudumluyor
Bıraksalar kanatlanıp uçuverecek diye
Sıkı sıkı tutuyorlar Simurg’un kanatlarını.
Çocuklar işteş fiili annelerin
İşte o anne Filistin ninnileriyle büyüttü
Ahad oldu sütünden tek bir kelime
Çepeçevre kuşatan hakikati
Kollarına yürüdü Kudüs gücü
Yumruk oldu uyandı işgalcinin şakağında
Milyon kere zafer düştü sayfalardan
Ahad Tamimi’nin sığdı yüreğine.
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 01:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!