Ah Yaşar! Sen vuruldun biz yandık.
Bizler sizleri vatana kurban adadık.
Kefene sarıp peygambere yolladık.
Duayla, hatimle Allah’a uğurladık.
Anan ağlamaktan çok perişan olmuş.
Babanın yüzüne tatlı bir nur konmuş.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ALLAH RAZI OLSUN.Çok güzel bi şiir.Şehitler olmasa bu milletin ne farkı kalırdı diğerlerinden.Şehitler ölseydi bu vatan sağ olmaz bizler bağımsız olmazdık.Rabbim onların hatırına bizleride afeder inşallah.Tebrikler.Dua ağaçalarının gölgesinde buluşmak dileği ile...
RABBİM ONLARDANDA, SİZDENDE RAZI OLSUN.
Allah, hepisini seçti ayırdı,
Şehidler diridir, Kur'an duyurdu,
Rabb'leri katında, rızk'ta buyurdu;
Dualar hediye, salın onlara!
TAM PUAN
Allah gani gani rahmet eylesin, sizin gibi vefalı insanlardan da Allah razı olsun.
Selamlarımla.
BÜTÜN ŞEHİTLERİMİZE FATİHALAR YOLUYORUM..ALPER
Sakın kızıllar seni bizden kopardı sanma.
Senden sonra nice şehitler koyduk toprağa.
Biz dünyadan değil, Allahtan rahmet bulduk.
Onun rızasıyla, bu haklı yola baş koyduk.
........bu uğurda nice şehitler verdik.onlar vatan için bayrak için kara toprağa düşüp ala boyayanlardır.duyarlı yüreğini kutluyorum Ahmet kardeşim.tam puanla selam ve dua.
Saygıdeğer ülküdaşım,
Ahde vefa insanlığın gereğidir.
Türk ülkcüleri dün kara toğrağa verdikleri şehtilerinin gride bıraktıklarını ziyaret etmesi,şühedayı hayırla yadetmesi kadar güzel ne olabilir ki.
Seni bütün kalbimle tebrik ediyorum.
Allahü teala iki cihan saadeti nasip etsin sana.
Selam ve dua ile.
Ah Yaşar Ah!
Ah Yaşar! Sen vuruldun biz yandık.
Bizler sizleri vatana kurban adadık.
Kefene sarıp peygambere yolladık.
Duayla, hatimle Allah’a uğurladık.
Anan ağlamaktan çok perişan olmuş.
Babanın yüzünü tatlı bir nur konmuş.
Saatle tespihin duvarın önüne konmuş.
Onlar senden kalan son hatıran olmuş.
Ah Yaşar ah! Sen değil bizler vurulduk.
Sıranı savdın, Hakk’a bizden önce vardın.
Yaşar, ay yıldızlı bayrağımla nikâh kıydın.
Bir Yaşar verdik toprağa, bin Yaşar doğdun.
Sakın kızıllar seni bizden kopardı sanma.
Senden sonra nice şehitler koyduk toprağa.
Biz dünyadan değil, Allahtan rahmet bulduk.
Onun rızasıyla, bu haklı yola baş koyduk.
Yaşar vuruldu ama ölmedi, gönüllerde yaşıyor.
Allah vaat etti, şehitleri peygamber karşılıyor.
Şehitler ölmez ayet var, onlar cennette yaşıyor.
Ey şeytanın uşakları sizi cehennem bekliyor.
Ahmet Keleş
ruhları şad olsun...ne mutllu ki vatanı ve kutsalı için can verdiler
samimiydiler yürekten inanmıştılar..nerden bilsinler şimdilerde ülke topraklarında çakalların cirit atacağını...
mekanları cennet olsun
duyarlı kaleme selam olsun
saygılar
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta