Nice savaşların, yenilgilerin olgunlaştırdığı yapraklar...
Kendi rüzgarını güneşte dolaştıran kıpır kıpır yaprakları içimizin.
Sonbaharın kapısını gümüş dallarıyla aralayan iki ağaç gibi sarıldık
tanyerinin göğsüne...
Biz ne zaman içsek,
Köfte geç gelir
Ve oturur muhabbetin terkisine
Çıplak bir efkar sözcüğü
Biz ne zaman içsek,
Devamını Oku
Köfte geç gelir
Ve oturur muhabbetin terkisine
Çıplak bir efkar sözcüğü
Biz ne zaman içsek,




Sayın Erginbay. şiirinizi ilk kez okuyorum. tarzınızı cok sevdim
arthur rimbaud'un 'illuminations'unu anımsattı cumleleriniz..
ormanlarla ilgili bir şiir de ben eklemek isterim:
-
TASASIZ GENÇLİĞİNDEN KAYIN DALLARINA TIRMANIŞ
İşte bir kez daha kayın dallarından sallanıyorum
Ve o günlere geri dönebileceğimi umuyorum
Bir kayın ağacına tırmanırken ölmek isterim
Kar beyazı gövdesinden cennete doğru tırmanır gibi
Öyle ki,ağaç sonunda taşıyamayıp tepesini eğerek yeniden aşağı indirmeli beni
O zaman,gitmek de dönmek de güzel olur
Ve adım 'kayınlarda sallanan' olarak kalır.
HERE ON EARTH filminden (Robert Frost)
O ormanda...
düşlerin sözdoğumuna sımsıcak sarılı ne çok sarmaşık..
her mısra ayrı güzel...
kutlarım....
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta