Anlamına koşar yalnızlık şarkıları pesten,
Pırıltılarında saklı durgun sular sedeften.
Bir ses çınlar boğazda sahipsiz ram olur duyan,
Rakseder musiki sarayda endamı serv-i revan.
Bir düşün penceresine sarkar açan erguvan,
Arnavut kaldırımlı sokaklara bahçeden taşan.
Bir dilberin eteğinde saklı Vakt-i Çerağan,
“Lale”deki tarihine damga vurmuş füruzan.
Rakseden o musikilerden kalan o ahlarla,
Bir tarihin avazı söylenir her dem vahlarla.
Mor sümbüller akar tepelerden bimarhaneye,
Çiçeklerin devri geçti müjde gül bahçesine.
Ahlarımız yanar kas’rlarda ahşap konak olur,
Yanar küllenir tahta kabirlerimiz sel’lolur.
Tükenen ömrün Kadr’inde İstanbul yaradır,
Sarayların yalıların sadr’ında ömre devadır.
Ah o zaman, o mekan, bi-payan, ibadetli kul,
Ah o sesler, çiçekler, evler, musiki, İstanbul…
kAD’r+
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 15:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
15’li Hece Ölçüsünde, Şiir Atölyesi İçin.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!