Vardım Sultan Ahmed’e, göğsüm şöyle kabardı
Lâkin Ayasofya’da birden içim karardı
Ateş düştü gönlüme rengim soldu sarardı
Ruhunu almak için hain pusu kurulmuş
Fütursuzca kalbine paslı neşter vurulmuş
Haç saplanmış sinene nedir bu kara yazgın
Ah İstanbul seninle kâh mutluyum kâh üzgün
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta