Ben kainat üstünde dünyayım,
Akan nehirler içinde deryayım,
Aşk için doğmuşum kara sevdayım,
İki kapılı han, dar gelir bana,
Sığmaz benliğim hiçbir yana,
Şu kapıdan çıkıp gitsem,
Arş-ı alemde rabbimle meşk etsem,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Maddeden manaya yönelen bir ruh. Bunu farketmye başlamış bir yürek sesi. Ve yüreğiyle barışık, uyumlu bir kalem. Eminim ileride kendinden bahsettirecek...
Şiirinizi
begeniyle okudum
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta