Evlat hasretiyle
Yedi yıl yandın kavruldun
Kırk Ahmet bir Mehmetten para topladın
O parayla gümüşten hamaylı yaptın
Karnında ıngaa diye ağladım
Buna sen bile şaştın
Gittin alimlere danıştın
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu dünya böyle ablacığım menfaat dünyası olmuş.
Neyin ne zman nerden geleceği belli olmaz
sevgiyle
Bazen hissedemeyiz nerden ne geleceğini,gönül gözümüz bağlanıverir..Bu da bize yaşam deneyimi kazandırır.
Sevmeden yüzümüze gülüp,ardımızdan kuyumuzu kazanlar hep olacak ..Önemli olan bizim kendimizi bimemiz ,güvenmemiz.
Yazmışsın yine dertli dertli..Üzüyorsun ama bizi.
Svegimle öpüyorum.
Kaypak dünya..
Dünya mı kaypak olan
insan suretine bürünen kalleşler mi
kutlarım
ETKİLENMEMEK MÜMKÜN MÜ BU KADAR İÇTEN VE DOĞAL YAZILMIŞ BİR ŞİİRDEN...SEN İÇİNİ FERAH TUTASIN ABLACIM HER İŞİN HESABININ GÖRÜLECEĞİ YERDE KAYPAKLIK TA YAPAMAZLAR KALLEŞLİK TE.....
Kardeş çok enteresan ana karnında ağlamak olur şey değil.Gerçekten dünya kaypak. Ama hayır dünya değil insanlar be kardeşim insan görünümlü nemenem şeyler kaypak.
Ve gerçek dostları bilmek öyle zor ki.
Seam ve sevgilerimle kardeşim
Yüreğine sağlık çok güzel bir şiir
can anam akıtmış yine kalem damla damla yürek ulu orta..ah keşke ah keşke seçebilsek bilinmiyor ki dost dediklerimiz nerdler hani...sevgiler anneciğim...tebrikler..
Senin arkanda da mı gözün var?
Herşeyi görüyor hissediyorsun derdin
Keşke öyle olsaydı da
Kaypakları önceden sezseydim
Dostlarımı ona göre seçerdim anne
Sevgili Münevver hanım, bu devirde iyiniyetlilere yer yok sanırım. Ne yaparsanız yapı, arkada dört gözünüz de olsa, kaşla göz arasında aşırıverirler.
Güzel bir anlatım, etkili ve vurgulu bir final.
Tebrikler, yüreğiniz daim olsun.
Selam ve sevgiyle.
Dost demek kırdığında da kırıldığında da affedebileceğin kişi demektir...affı mümkün değilse hiç dostunuz olmamıştır hayatta...
kutlarım Münevver ablam üzücüydü şiir sevgilerimle
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta