Ağustos'da gelmiştin
İkibinaltı'da
Yine yanıyordu İzmir
Cehennem sıcağında
Vuslat ikliminin son demini almıştı
Karşıyaka-Bostanlı...
Martılar çığlık çığlığa selamlamışlardı
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




k u t l a r ı m
Canım Seni İstedi
Gözlerinin kokusunu aldım yine,
Ellerimle dokunmak istedim yüreğine.
Sözlerinin rengini gördüm,
Kadeh kadeh üstüneydi bu akşam.
İstanbulun puslu akşamında,
Üşüdüm, içim yanarken.
Ayaklarımın altı bomboştu,
İçerken, canım seni istedi.
Yağmur sağanak değildi, ahmakça,
Yüzümden inerken damlalar.
Özlemek nedeni bu, yaşlanmış hissetmek,
Işıklar sönmek istedi.
Kapandı artık saat çok geç,
Saat sabahın dördü, kaldırımlarda.
Deli olmak varmış gençken.
Canım bu akşam seni istedi.
Ali Rauf Tankal
Ne güzel bir şiirdi. kolay, nostaljik,sevda kokan yazın serinleten aşklar daim olsun Arkadaşım..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta