Yalnızlığım iliklerime ilişmiş bir hastalık gibi yavaş yavaş tüm vücudumu rehin alıyor.
Kalabalığın içinden içime çığlıklarım ilişiyor, kimseler duymuyor, kimselere dıyuramıyorum.
Gönlümün yorgunluğu dizlerime vuruyor, bedenimi taşımakta güçlük çekiyor.
Her an içine ağlamak ve susturulmak....
Ruhumun gölgesi gökyüzünü kaplıyor.
Simsiyah insanlar simsiyah evler simsiyah kuşlar simsiyah...
Güneş aydınlığını kaybetmiş, yıldızlar gönül koymuş ne gecem belli ne gündüzüm yaşıyorum avare.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta