AĞLAYAN GELİN
Gözünün sürmesi, pak yüze akmış.
Kader sillesini, çok acı atmış,
Çaresiz, umutsuz, aç ve perişan,
Elleri koynunda, ağlayan gelin.
Zorunlu evlilik, onu terk etmiş.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




O ağlayan gelin mesela geçtiğimiz seçimde oyunu kime vermiş olabilir sizce... Şiirlere konu oluyorlar ama ne yazık ki kendileri ağladıklarının farkında olsalar da ağlatanların farkında değiller...
Güzeldi sayın Fahri Bulut... Kaleminize sağlık...
Üç yavru yap denmiş, eşik, beşikte,
Karınları çok aç, üst yırtık kirde.
Bet beniz sapsarı, belli ki dertte,
Elleri böğründe, ağlayan gelin.
-----Fahri hocam anadolumuzda çok sık yaşanan bir sosyal yaramıza duygu ve sevgi eşliğinde muhteşem bir şiir yazmışsınız sizi ve şiirinizi kutluyorum saygılar sunuyorum.
'Biz zenginleri ve hırsızları doyuramadığımız için yoksulluk çekiyoruz zaten.Hırsızlık haftasına da güzel uymuş.Kutlarım öğretmenim.Saygılar.
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta