Gökler yaş dökerken tavan ağlıyor
Yaramı saracak el yoktur artık
Damlalar sinemi her gün dağlıyor
Yaramı saracak el yoktur artık.
Merdiven çürümüş çıkan olmuyor
Demirler paslanmış takan olmuyor
Viraneye dönmüş bakan olmuyor
Ocağı yakacak kül yoktur artık
Yaramı saracak el yoktur artık.
Çatısı sızlıyor direk büküldü
Sıvalar yerinden bir bir döküldü
Koruyan o sağlam duvar söküldü
Tutunup duracak dal yoktur artık
Yaramı saracak el yoktur artık.
Leğenler koyardık suyun altına
Değişmem Köşektaş'ı saray katına
Bindiler gittiler gurbet atına
Geriye dönecek yol yoktur artık
Yaramı saracak el yoktur artık.
Evim de yaşlandı sahibi gibi
Göründü bu ömrün karanlık dibi
Kimse tamir etmez bu garip ayıbı
Kapıyı açacak kul yoktur artık
Yaramı saracak el yoktur artık.
Kayıt Tarihi : 16.1.2026 14:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!