Ağlar mı Karanfiller

Orhan Samih Güllük
43

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Ağlar mı Karanfiller

Yağız:
Karaya çalmıştı gözlerin o gün,
O gece gibi
Ellerinde kokusu tenimin
Ve yüreğinde soğuk bir şubat.
Acının bile kahrolup utandığı
Ölüm gibi aşkının açtığın yara.

Neftalin:
Ben değilim o giden deme söyleme,
Sakın aşkını da İnkar eyleme,
Yıkılır içinde ettiğin yemin,
Gözlerim ölümün arefesinde
Kapkara bir gece Surp'ta Minas'ta.

Neftalin:
Utanır aşkıma kurduğun heceler,
Gidersem ağlar mı o karanfiller?
Seni sevmek aşkların en güzeliydi
Gidersem yerimi alır mı eller?

Yağız:
Kapansın gözlerin Surp'ta Minas'ta,
O gece o aşkının öldüğü gündür.
Ağrıyan yerine sar öyle sev beni
Yüreğim den öper en koyu zehirler.

Yağız:
Okurlar selamı adımı anıp
İçimde bin parça yara bırakıp,
Sen diyerek gittim kendimi yakıp,
Beni de gömerler Palandökende
Senide gömerler Surp'ta Minas'ta.

Şu garip uçan kekliğin
Sahipsizliğne talibim.
O yalnız uçan yavruda ben olaydım,
Kavalından çıkan
O, acı nota
Kırkerenler gibi bir delide ben olaydım.

Unutup gözlerindeki çaresizliği
İçine çektiğin şehir
Açsaydım baharlara,
O sevdanın şehrinde
Gülveren de sen olaydın.
İnanma sevdadan kavuşan yoktur,
Güllere sızlayan dillerde ben olaydım.

Hikayesi:

Ermeni bir kız Neftalin,
Ve Türk genci Yağız öyle vedalaştı son defa
Sevdanın aşkın şehri Erzurum'da.
Aziziye tabyalarında
O acımasız hayatın onlara biçtiği talihin,
Ve kara bir gecenin vurduğu sevdaya
Sevdamız sözümüz olsun dedi Yağız,
Ayrılığın ölümden ne farkı varki

17 yaşın taze çiçeği Neftalin.
Her nerede yıldızları perdeleyen
Bulutlar gibi aşkımıza kıyacak o kara gecelerin sabahına andolsun ki
Öldüğünde de sevecek Neftalin seni.

Omuzlarında uyudu Tıpkı bir kelebeğin,
Son kanat çırpınışları gibi Neftalin.
Yağız'ın gözleri doldu,
Ve şu cümleleri kurdu;

"Ta yüreğimden akana sen denir Neftalin
Şu yalnız uçan kekliğin
Sahipsizliğne talibim.
O yalnız uçan yavruda ben olaydım,
Kavalından çıkan
O acı nota
Kırkerenler gibi bir delide ben olaydım.

Unutup gözlerindeki çaresizliği
İçine çektiğin kahır,
Açsaydım baharlara
O sevdanın şehrinde
Gülveren de sen olaydın.
İnanma sevdadan kavuşan yoktur,
Güllere sızlayan dillerde ben olaydım."

O gece gözyaşları içinde ağıtları,
Bu hüznü semayı sardı.
Yağız ve Neftalin
14 mayıs 1890 ve devamında
Ermeni kalkışmasında
Savaşın o iki sevene biçtiği hazin son
O gün son kez
Bir söz verdi bir vedalaştı.
Ayrıldılar
Aziziye tabyasından,
İkiside bir mektub bıraktı sevdalısına

Ayrılınca burdan oku dedi Yağız,
Bir tanede Neftalin Yağız'ına
Mektubun içi o acı sonla doluydu.
Neftalin o satırların içini hissetti.

Çünkü yazdığı
O veda mektubu
Sevenlerin aynı yürekten,
Aynı ateşte yanan iki kor gibi
Olduğu gerçeği biliyordu.

O iki metkup ne ile doluydu?
Bunu Neftalin hissetti ve
Sevdalar öyle ölür.
Ay ay yüzlüm kara gözlüm
Ölüm senden gelsin.
İçerim o en koyu zehirleride,
Ve sevdamız sözümüz olsun.

Surp'ta Minas kilisesinde
Son nefesini verdi.
O en koyu zehirlerle,
Yağız'da o mektubun bir benzeriyle gitti.
Ellerini ve ayaklarını kitledi,
Naftalini çekti ciğerlerine
O en sevdiği Neftalin
Öyle yazmıştı mektubunda.
Seni benim adımla öldürmeyen
Aşkı neyleyim Yağız.
İki gün sonra boş bir mescid'in
İçinde buldular.
Dudaklarının arasından Naftalinle
Sevgiyi öldürüyor nefret.
Oysa insanı olmayan o büyük kavgalar,
Daha nice Körpe yürekleri zehirledi.
Ruhları incinmesin diyelim iki sevenin

Sevdanın en acı yüzü 14 mayıs1890
Gülün rengine kızılın vurduğu an.
Gel denizi olmayan şehir
Aşkımı göm kara bahtına.

Orhan Samih Güllük
Sürgünde hayatın romanından dökülenler.
bölüm 9 Erzurum
Kısa bir kesit
İyi okumalar dostlar

Orhan Samih Güllük
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 21:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!