Uzadı gece, akmadı yıldızlar ve bir türlü doğmadı ay,
Acı üzerine bindi acı, sel oldu gözyaşı ve yıkıldı sırça saray.
Ellerim tüm dünyayı kavrar, kollarım tutar gökyüzünü sanmıştım,
Sinsi düşman yaklaşırken mahremime, ben yalanlarıma dalmıştım.
Gözlerim görmez oldu ilkin, kulaklarım duymaz oldu en acı feryatları,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



